Top Akal Quotes

Browse top 116 famous quotes and sayings about Akal by most favorite authors.

Favorite Akal Quotes

1. "Sevgili Güllük;Yastik kanepenin üzerine konur. Tekme atilarak düsürülür o. Pazar günleri kuru fasulye yenir. Karsilikli, alt alta, üst üste ve daha degisik sekillerde durulur. Islak vardir. Portakalin içi de disi gibi portakal rengidir. Köstebeklerin uçma kabiliyeti bulunmaz. Kamyonlar yük tasirlar. Kaza olur. Kaza yaparlar. Süleyman, Çetin, Atif, Kemal, Necdet gibi erkek isimleri; Zeynep, Burçak, Burçak ve Burçak gibi kiz isimleri vardir. Patates cinsleri vardir; kizartmalik ve haslamalik. Çesitli ebatlarda dügün pastalari olur. Muz olur."
Author: Ah Muhsin Ünlü
2. "Nilai Kemanusiaan kita ditantang secara kasar manakala keragaman di antara kita dipampatkan secara semena-mena ke dalam satu sistem kategorisasi tunggal yang semena-mena"
Author: Amartya Sen
3. "KELIMELERKelimelere dikkat et,Özellikle mucizevi olanlara.Mucizevi olanlar için en iyisini yapariz, Bazen böcek sürüsü gibi toplanirlarSokmazlar ama bir öpücük birakirlar.Parmaklar kadar iyi olabilirler.Oturdugun kaya kadar güvenilir...Ayni zamanda hem papatyalar hem de yaralar gibi...Sözcüklere asigim, evet.Tavandan sarkan kugular onlar,Kucagimda duran alti kutsal portakal,Agaçlar onlar, yazin bacaklari, Ve günes, onun tutkulu yüzü. Genellikle yanilttilar beni.Söylemek istedigim çok sey vardi,Çok fazla hikaye, görüntü, atasözü ve saire...Ama kelimeler yeterince iyi degil.Yanlis olanlari öptü beni. Bazen bir kartal gibi uçarimAma bir çalikusunun kanatlariyla. Yine de dikkat etmeye çalisirimVe onlara nazik davranmaya. Kelimeler ve yumurtalar dikkatle tasinmalidir.Bir kere kirildilar mi, tamiri imkansizdir."
Author: Anne Sexton
4. "Ora bakal ono pelangi yen ora udan."
Author: Anònim
5. "Kebodohan dan kedunguan,akal dan fikiran yang suntuk adalah perhambaan yang lebih kejam dari segala macam perhambaan"
Author: Anonymous
6. "To the Kathakali Man these stories are his children and his childhood. He has grown up within them. They are the house he was raised in, the meadows he played in. They are his windows and his way of seeing. So when he tells a story, he handles it as he would a child of his own. He teases it. He punishes it. He sends it up like a bubble. He wrestles it to the ground and lets it go again. He laughs at it because he loves it. He can fly you across whole worlds in minutes, he can stop for hours to examine a wilting leaf. Or play with a sleeping monkey's tail. He can turn effortlessly from the carnage of war into the felicity of a woman washing her hair in a mountain stream. From the crafty ebullience of a rakshasa with a new idea into a gossipy Malayali with a scandal to spread. From the sensuousness of a woman with a baby at her breast into the seductive mischief of Krishna's smile. He can reveal the nugget of sorrow that happiness contains. The hidden fish of shame in a sea of glory."
Author: Arundhati Roy
7. "Nakalimutan na ng tao ang kabanalan n'ya, na mas marami pa s'yang alam kesa sa nakasulat sa Transcript of Records n'ya, mas marami pa s'yang kayang gawin kesa sa nakalista sa resume n'ya, at mas mataas ang halaga n'ya kesa sa presyong nakasulat sa payslip n'ya tuwing sweldo."
Author: Bob Ong
8. "(...)Kiz kuzeni görenler onun güzelliginden hemen etkilenir ve ona övgüler yagdirirdi. Bu sirada eli ayagina dolasan ve nereye koyacagini bir türlü bilemedigi güzelligiyle çaresiz kalan zavalli kiz kuzeni yalniz birakan Ada beni yakalar, kendinden emin ve o sahane sesinde küçük ürpertilerle fisildardi:"Sen de onu çok güzel buluyor musun Mabelciim?"Böyle bir seyi nasil olup da düsünebildigine saskinliktan agzim açik kalir, herkesin duyacagi biçimde bagirirdim:"Bence sen dünyadan bile güzelsin Ada!" (Ertesi yil evreni ögrenecek ve "evrenden bile güzel" oldugunu söyleyecektim.) (...)"
Author: Buket Uzuner
9. "Belki bizim zamanimizin sorunu da budur Bay Dunworthy. Kuruculari Maisry, piskoposun elçisi ve Sir Bloet ne de olsa. Roche gibi kalip yardim etmeye çalisan bütün insanlar vebaya yakalanip öldüler."
Author: Connie Willis
10. "Kalau kita merasa risi melihat ada tetangga yang tidak sembahyang, kita kunjungi dia dan ajak dia bertukar pikiran dengan menggunakan alasan-alasan yang didasarkan pada akal. Ini namanya perbuatan ksatria. Yang tidak baik adalah bila kita beramai-ramai membuat negara berkuasa untuk memaksakan kehendak pribadi pada semua orang. Agama terpaut pada hak asasi, di bidang privasi, atas keyakinan orang per orang, yang tidak bisa dipaksa-paksakan."
Author: Daoed Joesoef
11. "Akan ada satu saat kamu bertanya: pergi ke mana inspirasiku? Tiba-tiba kamu merasa ditinggal pergi. Hanya bisa diam, tidak lagi berkarya. Kering. Tetapi tidak selalu itu berarti kamu harus mencari objek atau sumber inspirasi baru. Sama seperti jodoh, Nan. Kalau punya masalah,tidak berarti harus cari pacar baru kan? Tapi rasa cinta kamu yang harus diperbarui.Cinta bisa tumbuh sendiri,tetapi bukan jaminan bakal langgeng selamanya,apalagi kalau tidak dipelihara. Mengerti kamu?" -Nasihat Poyan pada Keenan suatu hari"
Author: Dee
12. "Cintanya adalah paket air mata, keringat, dan dedikasi untuk merangkai jutaan hal kecil agar dunia ini menjadi tempat yang indah dan masuk akal bagi seseorang."
Author: Dee
13. "Terkadang keadaan membuat cinta terasa amat menyakitkan, akan tetapi kesejatian cinta tidak akan pernah berakhir manakala pengorbanan cinta itulah yang menjadi pemeran utamanya. cinta tidak akan pernah salah. cinta tidak mengenal batas. untuk cinta yang bertepuk sebelah tangan sekalipun."
Author: Dee
14. "Kung ang paglilibang ay gamot na pampalimot, paniguradong maraming taong sasama ang loob na kalimutan na lang ang kagustuhang makalimot dahil sa mahal ang makalimot."
Author: Eros Atalia
15. "Birakalim bu kez ölüyü ölü gömsün Bay Finch... birakin ölüyü ölüler gömsün."
Author: Harper Lee
16. "Ingatlah sahabat, impian adalah titik gerak langkah kita, kesungguhan dan keyakinanmu bakal menentukan titik akhirnya."
Author: Hlovate
17. "... günün birinde, kiyiya indigimde, birinin karsidan bana dogru geldigini, sonra basini benden çevirdigini animsiyorum. Ben de görülmek istemedigimden, onu hemen anladim. Bu "öykünün" üstesinden gelmek zorundaydi -saniyorum tedirgin edici, hüzünlü bir öyküydü, tipki benim yaptigim gibi, bana çok azini anlatmis oldugu bir öykü. Birbirimizin yanindan geçip gitmek üzereyken, saniyorum öglen vaktiydi. Tam o sirada olan bir sey, bizi engelledi. Kurumus girtlaklardan bir çigliktir yükseldi, bir müzik de diyebilirim buna, vahsi, cosku dolu bir sarki, tepeden asagi, yolun üzerinden denize dogru yuvarlandi. Oldugumuz yerde kalakaldik ve korkuyla birbirimize baktik. Çünkü agustos böcekleri de bir zamanlar insandilar. Hep sarki söyleyebilmek için yemeye, içmeye ve sevmeye son verdiler. Sarkilara kaçislari sirasinda gittikçe daha kuruyup küçüldüler, simdi özlemleriyle yitik, özlemleriyle büyülenmis olarak sarkilar söyleyip duruyorlar-"
Author: Ingeborg Bachmann
18. "Bukankah manusia yang sentiasa berulang alik ke rumah Allah itu merupkan salah satu daripada enam golongan manusia yang bakal dilindungi Allah semasa di padang Mahsyar kelak? dia faham itu; kerana itulah dia bersungguh sungguh mahu merebut ganjaran itu Page 49"
Author: Iqbal Syarie
19. "O birisi birisiyle çavdar tarlasinda karsilasir seklinde dedi. Biliyorum bu Robert Burns'un siiri.Evet hakliydi.O "Birisi birisiyle çavdar tarlasinda karsilasirsa". Bilmiyordum. Ben onu birisi birisini çavdar tarlasinda yakalarsa zannediyordum, dedim. Her neyse, gözümün önüne bu büyük çavdar tarlasinda oynayan küçük çocuklari getiriyorum.Binlerce küçük çocuk ve baska hiçkimse yok -büyükleri kastediyorum- benim disimda.Çilgin bir uçurumun basinda oturuyorum. Ne yapmaliyim, bir yerlerden oraya nereye kostuklarinin farkinda olmadan, uçurumdan atlayacaklarindan habersiz gelen çocuklari yakalamaliyim. Bütün gün bunu yapmak isterdim. Ben kesinlikle sadece çavdar tarlasinda bir yakalayici olmak isterdim.Biliyorum bu gerçekten çilginca ama gerçekten benimseyebildigim tek fikir bu.Biliyorum bu delice."
Author: J.D. Salinger
20. "Bet visa ta laika Makaliukas Klajunas lauke pasirodant paštininkes Klyksnes su naujienomis iš žemes (net maži šuniukai žino, kad tai dažniausiai žmogžudystes ir futbolo rungtyniu rezultatai, bet kartais pasitaiko ir geresniu dalyku)."
Author: J.R.R. Tolkien
21. "Nalio je kavuu šalicuNalio je mlijekou šalicu s kavomStavio je šeceru kavu s mlijekom I žlicicomsve promiješao Popio je kavu s mlijekom I odložio je šalicuTe bez ijedne rijecizapalio je cigaretu Okrenuo sePovukao je dimSasuo je pepeou pepeljarui ne rekavši ništaI ne pogledavši meustao jestavio ješešir na glavuuzeo jesvoj kišni ogrtacJer je padala kišaI onda je otišaopo kišiBez ijedne rijeciI ne pogledavši meA ja sam spustilaglavu medu rukei zaplakala."
Author: Jacques Prévert
22. "Dünya, yikimimi istiyorsa, basarima dikkat eder.Bir yanlisligi pahali öderim, ama bunu zamaninda yakalarsam, bana öyle geliyor ki, cennette bile göbek atilacaktir."
Author: Jean Genet
23. "No mi kršcani upuceni smo po središtu našega Creda - 'mucen pod Poncijem Pilatom' - u povijest u kojoj je bilo razapinjanja i mucenja, u kojoj se plakalo i tako rijetko ljubilo. I nikakav od povijesti udaljeni mit, nikakav Platonovi idejni Bog, nikakva gnosticka soteriologija i nikakav apstraktni govor o povijesnosti naše egzistencije ne mogu nam vratiti onu nedužnost koju smo u toj povijesti izgubili."
Author: Johann Baptist Metz
24. "Belirmekte olan bütünüyle önemli bir sey gözlerimizin önüne gelir, gözlerimiz gibi duygularimiz da onun içine karismak ister ve biz, ah tüm varligimizla kendimizi ona vermeyi, büyük ve muhtesem tek bir duygunun tüm hazziyla dolmayi özleriz. - Ah, oraya vardigimizdaysa, orasi simdi burasi olmussa, her sey her zamanki haline bürünür, zavalliligimizin ve sinirliligimizin içinde kalakaliriz, ruhumuzsa kaçirdigimiz huzura özlem duyar."
Author: Johann Wolfgang Von Goethe
25. "Ah, gençligimin mabedi o sevgili nerelerde! Kaybolacak idiyse onu ne diye tanidim ben?.. Kendi kendime: Çilginsin! diyorum, artik bulunmasi olanaksiz bir sey ariyorsun!Ama ben ona, o sevgiliye bir zamanlar sarilmistim. Kalbinin atislarini duymustum. Yüce yaradilisi önünde kendimi benliküstüne yükselmis gibi görürüm. Çünkü onun yaninda ne kadar olabileceksem o kadar sezgili olurdum.Hey Tanrim! O zaman ruhumun hiçbir yetenegi bosa çikar miydi? Yüregimin tüm evreni kucaklamadaki sasilacak gücü onun önünde bütünüyle kendini ortaya koymaz miydi? Yüregin derinliklerinden yükselen ürpermeler, iki ruhun yüz yüze simseklenmesi aramizda her günün, bir alisverisine benzemez miydi? Ah, onunla her sohbetimiz ve igneli sakalarimiz dahil, her sözümüz inci gibi inceltilmisti, ben bunu bilirim...Asla unutamayacagim, onun ruhunun durulugunu, saglamligini, onun o göksel yumusakligini asla unutamayacagim..."
Author: Johann Wolfgang Von Goethe
26. "Indonesia berpenduduk (sekarang lebih dari)100 juta dengan kekayaan sumber daya alam yang mungkin lebih besar daripada negara Asia yang lain. Tidak masuk akal bagi AS untuk mengucilkan sekelompok besar orang yang duduk di atas sumber daya ini, kecuali memang ada alasan yang amat sangat kuat."
Author: John F. Kennedy
27. "Život mi je kao djevojcici bio glazba koja se neprestano pojacavala.Sve me moglo dirnuti.Pas koji prati neznanca.Od toga sam osjecala toliko mnogo.Kalendar koji prikazuje pogrešan mjesec.Zbog toga sam se mogla rasplakati.I plakala sam.Gdje završava dim iz mog dimnjaka.Kako se prevrnuta boca zaustavila na rubu stola.Cijeli život ucila sam kako manje osjecati.Iz dana u dan osjecala sam sve manje.Je li to starenje?Ili nešto još gore?Covjek se ne može zaštiti od tuge,a da se istovremeno ne zaštiti i od srece."
Author: Jonathan Safran Foer
28. "Barangsiapa tidak berani, dia tidak bakal menang, itulah semboyanku! Maju! Semua harus dimulai dengan berani! Pemberani-pemberani memenangkan tiga perempat dunia!"
Author: Kartini
29. "Düsünsenize, onlarin o kentleri ayakta duruyordu, dimdik ayakta. New York ayakta duran bir kenttir. Daha önce de çok kent görmüstük bizler elbette ve bayagi da güzel kentler ve limanlar, hem de en fiyakalisindan. Ama bizim oralarda yan vaziyettedir kentler, degil mi, deniz kenarinda ya da nehir kiyisinda, manzaranin üzerine uzaniverirler, yolcuyu beklerler, oysa bu Amerikalisi, o öyle ayilip bayilmiyordu, hayir, kazik gibi duruyordu, orada, hiç de sikici degildi, ürkütücü bir kazik."
Author: Louis Ferdinand Céline
30. "Seems like "all systems go" na 'di ba? Super compatible. Gusto n'yo ang isa't-isa. Pero 'yan ang mga nakakatakot. 'Yung akala mo okay lahat, sabay 'pag sinabi mong mahal mo s'ya. *blam!* Guguho lahat."
Author: Manix Abrera
31. "A: Tsk! Ano ba naman 'tong araw na 'to? Ang ineeeht! Hwooh!B: Natural! Ano gusto mo? Malamig s'ya? E 'di dedbol na tayo n'un! Hwaha!A: Tangek! All I'm saying is... tsk! 'Wag na tayo dito sa labas... Kanina pa tayo nasa araw eh! D'un na --B: Huwow! And all this time akala ko nasa earth tayo!! Hwow! Teka lang! Huwow!"
Author: Manix Abrera
32. "???? ??????? ????, ???? ???? ?????? ????? ???? ????, ????? ???? ????????Victory to you, O Mahakali! - To you Victory,The primordial source of all beings - Victory!The formidable-looking goddess - To you Victory,Renowned as the mother of the world - Victory!"
Author: Munindra Misra
33. "Beza membaca karya sastera dengan karya pop adalah penggunaan akal untuk mentafsir.Karya sastera memerlukan ketajaman akal untuk mentafsir. Adakalanya terpaksa mengkaji latar belakang penulisnya semata-mata untuk meneka 'niat' sebenar beliau menulis karya tersebut.Cerpen Ragam Dunia adalah contohnya.Sementara karya pop tidak memerlukan akal berfikir, tetapi emosi yang melayang-layang."
Author: Muzaf Ahmad
34. "Aku ora bakal nangis mergo ledhekmuAku ora bakal tiba mergo jegalmuAku ora sudi mengo mergo matamu menthelengi akuAku ora muntir mergo tenagamu gedheSing marai aku nyiut ya mung perintah utekku dheweAku ora adigung Aku wis wareg olehe andhab asor marang kadonyan ikiDadi aku arep menehi kowe dalan ringkes ben bisa nemoni jangkahkuNanging yen kowe hambesengut marang akuAku dadi saya mesake marang koweMugo-mugo kowe ora gemblung mergo aku"
Author: Neo Wasiman
35. "DÖRDÜNCÜ SARKIBaharin son günleri; kömürlükler arasindaÇamasir ipleriyle kesilenÜç agaçli bahçemizin yanindaki papatyali arsaya bitisik400 Sert kaldirimli ve yokusu dikYolda, ayakkabilarimin burnunuÇarpmamaya çalisarak sekiyorum. (Becermekmümkün degil bunu.)Bir satici eseginin küfeleriyle sigmadigi darBogazi asiyorum405 Ve servi agaçlariyla kasvetVe daha birtakim agir duygular verenKüçük meydana ulasiyorum.Burada duvarlari yikikBir mezarlik ve içinde bir türbe,410 (Yillar sonra gördügüm Karacaahmet MezarlikBankasinin -tövbe de-Yaninda "bir küçük hesap sahibi" sayilirdi.)Türbenin parmakliklarina dügümlenmis çaputlari.Sudan çikarilmis bir ölünün parmaklarina takiliYosunlar gibi görürdüm. Ve duvarin önündeki kara çali,415 Bana ölümün tastanligini anlatan bir hocaydikara sakalli.Çarpik mezar taslari arasinda,Ölülerin besledigi çimenlerin ortasindaTürbedeki tas tabutlar kadarKayitsizca uzanmis çocuklar."
Author: Oğuz Atay
36. "Bana çay pisir. Birakalim her sey kendi kendine düzene girsin. Yavas yavas soyunalim. Bir sey kaybetmek korkusuyla yasamayalim. Ne olacak endisesine kapilmayalim. Birakalim zaman her seyi halletsin. Bu söz bize korkunç gelmesin. Ayni irmaga bir kere daha girelim. Acele etme, çay kendi kendine demlenir... Günlük yasantilarin küçük kosusmalari içinde bunalmayalim, nefes nefese kalmayalim. Insan kendini kaybediyor sonra."
Author: Oğuz Atay
37. "- Nasmej mi se. Nasmej mi se pa da na tvom licu, barem jednom ugledam svetlost onog sveta. Podseti me na toplinu pekare u koju sam, vracajuci se iz škole sa tašnom u ruci po snežnom zimskom danu, ulazila da kupim zemicku; podseti me kako sam po vrelom letnjem danu sa keja radosno skakala u more; podseti me na prvi poljubac, na prvi zagrljaj, na orah do cijeg sam se samog vrha popela sama, na letnje vece u kojem sam bila van sebe, na noc u kojoj sam se veselo napila, na ušuškanost u mom jorganu i na lepo dete koje me je sa ljubavlju pogledalo. Sve je to u onoj zemlji, i ja želim tamo da odem, pomozi mi, pomozi mi da bih mogla srecna da prihvatim to da me je sve manje svaki put kad udahnem."
Author: Orhan Pamuk
38. "Beyninin hücreleri arasinda; hatta gerçektekinden daha korkunç; bütün tuhafliklar içinde pusu kuran; ve gotik sanata onun sürekli canliligini bagislayarak onu zihinleri karasevdaya yakalanmis, bütün rüyasiz uyku hastaligina tutulmus olanlarin tam özel hayati yapan, su gergin hayatla dopdolu kuruntular kaynasirken, bunu neredeyse ölüme asik eden su kötü gecelerin, ya da dehset verici biçimsiz zevk gecelerinin birinden sonra günes dogarken bazen uyumamis insanlar aramizda fazla degildir. Beyaz parmaklar perdelerin arasina gizlice sürünür ve titrer görünür."
Author: Oscar Wilde
39. "Jangan sesekali bergantung kepada sesama makhluk dalam soal rezeki. Bergantunglah kepada Allah. Bertawakallah kepada Allah dan berikhtiarlah dengan keupayaan sendiri. Jika tidak, kita akan dikecewakan."
Author: Pahrol Mohamad Juoi
40. "Ya, mata menilai kecantikan pada rupa. Akal menilai pada fikiran. Nafsu menilai pada bentuk tubuh. Tetapi hati tentulah pada akhlak dan budi."
Author: Pahrol Mohamad Juoi
41. "Annem bana dua etmeyi ögretti, ona da kendi annesinin ögrettigi bir duaydi bu: Simdi uykuya yatiyorum. Ruhumu korumasi için Isa'ya dua ediyorum. Geceleri, ben küçük yatagimin yaninda diz çöküp onun sözlerini tekrarlarken, o da agzindan hiç düsürmedigi sigarasi ile yani basimda ayakta bekler, beni dinlerdi. Tek dilegim dua etmekti ama sözleri kafami karistirirdi ve annemi soru yagmuruna tutardim. Ruh nedir? Ne renktir? Çok yaramaz oldugu için ruhumun ben uyurken gizlice kaçip sonra da geri dönmeyeceginden korkuyordum. Uyuyakalmamak için elimden geleni yapardim; böylece ruhumu ait oldugu yerde içimde tutacaktim."
Author: Patti Smith
42. "Hindi naman talaga mahirap ang buhay kahit may dumaang bagyo... hindi mo naman kasi kailangan magpakalunod dito eh... pwede ka sumilong o magsuot ng rain coat."
Author: Paul Ian Guillermo
43. "Apakah sebangsamu akan kau biarkan terbungkuk-bungkuk dalam ketidaktahuannya? Siapa bakal memulai kalau bukan kau?"
Author: Pramoedya Ananta Toer
44. "Strike teringat kata Adler, "Kebohongan tidak akan masuk akal, kecuali kebenaran mengandung bahaya yang setara."
Author: Robert Galbraith
45. "Ben hikâyeciyim diye sizlerden ayri seyler düsünecek degilim. Sizin düsündüklerinizden baska bir sey de düsünemem. O halde bu adamin hikâyesi ne olabilir? Sakin benden büyük vakalar beklemeyin, n'olur?"
Author: Sait Faik Abasıyanık
46. "Ibarat manusia tanpa keperibadian, universiti moden tidak mempunyai pusat yang sangat penting dan tetap, tidak ada prinsip-prinsip utama yang tetap, yang menjelaskan tujuan akhirnya. Ia tetap menganggap dirinya memikirkan hal-hal universal dan bahkan menyatakan memiliki fakulti dan jurusan sebagaimana layaknya tubuh suatu organ - tetapi ia tidak memiliki otak, jangan akal (intellect) dan jiwa, kecuali oleh dalam suatu fungsi pengurusan murni untuk pemeliharaan dan perkembangan jasmani. Perkembangannya tidak dibimbing oleh suatu prinsip yang akhir dan tujuan yang jelas, kecuali oleh prinsip nisbi yang mendorong mengejar ilmu tanpa henti dan tujuan yang jelas."
Author: Syed Muhammad Naquib Al Attas
47. "Dan kau tahu, hukum itu sejatinya adalah akal sehat, bukan debat kusir, bukan mulut pintar bicara."
Author: Tere Liye
48. "Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göge bakalimTuttukça güçleniyorum kalabalik oluyorumBu senin eski zaman gözlerin yalniz gibi agaçlar gibiSularim isinsin diye bakiyorum isiniyorSeni aldim bu sunturlu yere getirdimSayisiz penceren vardi bir bir kapattimBana dönesin diye bir bir kapattimSimdi otobüs gelir biner giderizDönmeyecegimiz bir yer begen baska türlüsü güçBir ellerin bir ellerim yeter belleyelim yetsinSeni aldim bana ayirdim durma kendini hatirlatDurma kendini hatirlatDurma göge bakalim"
Author: Turgut Uyar
49. "Allah Pe Jab Tawakal Hota Hai Na, Tou Mushkil Kaam Bhi Ahsaan Ho Jata Hai."
Author: Umera Ahmed
50. "Dünya, kamçisini kaldirdi iste; bakalim nereye indirecek?"
Author: Virginia Woolf

Akal Quotes Pictures

Quotes About Akal
Quotes About Akal
Quotes About Akal

Today's Quote

I'm a little more of a lead instrument in the Meatbats."
Author: Chad Smith

Famous Authors

Popular Topics