Top Anlar Quotes

Browse top 303 famous quotes and sayings about Anlar by most favorite authors.

Favorite Anlar Quotes

1. "Yeni Baslayanlar Için Hallac-i Mansûr"Ögrenciydi.Bir kiza asiktiVe ayni zamanda baska bir senaryo üzerinde çalisiyordu."
Author: Ah Muhsin Ünlü
2. "Olay, suçlu olanlarin açiga çikarilamamasi nedeniyle Allah'a, dosya ise halledilmis sayilarak arsive havale edildi." (Herzen, Suçlu Kim?, Tutanak)"
Author: Alexander Herzen
3. "Ve her sey bittiginde hatirlayacagimiz, düsmanlarimizin sözleri degil, dostlarimizin sessizligi olacaktir."
Author: Alija Izetbegovic
4. "Sevisemeyenlerin atarlandigi o tatli saatlerdeyiz. Bi de sevisip ruhunun açligindan uyku tutmayanlar var ki, bence sevisemeyenler onlara bakip hallerine sükretmeli. Ve çünkü yalniz olmak, yaninda biri varken yalniz hissetmeye yegdir."
Author: Arzum Uzun
5. "Yürümeye devam ediyordu Hikmet. Vazgeçe vazgeçe ilerliyordu. Bir bakiyor çenesine kadar gelmis su. Çünkü herkesi kendisi gibi sandi. Her seyi bu saninin üzerine kurdu. Baska bir sey daha: Bütün sevgili anlarin, geçmisindeki bütün güzel yasantilarin bir gün geri dönecegine inandirmisti kendisini. Yoksa, yani bu dogru degilse, yasamanin anlami ne? Burnu sizladi. Gözleri doldu. Hayat hizla bosaltiyordu içini, ruhuhun bedeninde gizlendigi her yeri. Içi bos bir..."
Author: Baris Biçakçi
6. "Ask ile edebiyat arasinda kendince bir iliski kurmustu Hasan da, diger bütün kahramanlar gibi. Önce askini (büyük) göstermek için basvurmustu edebiyata. Duygularini abartan birkaç siir, sabahlari derse girmeden önce Pervin'in eline tutusturdugu özlem, pismanlik, kizginlik mektuplari, ünlü edebiyatçilari askinin sözcüsü yapan alintilar... Sonunda da karsiliksiz askindan arta kalanin süslü tasviri. Yazdigi her seyi çok seviyordu, belki Pervin'den de çok. Ask ile edebiyat arasinda bir tercih yapmis ve kendisini seçmisti."
Author: Baris Biçakçi
7. "Edebiyat okurlari aslinda okuduklari her kitapta insani muayene ve ameliyat eder. Bu yolla edindikleri bilgi, görgü yasayarak elde edilemeyecek kadar büyüktür ve insan dair her seyi anlarlar, sahiden anlarlar."
Author: Baris Biçakçi
8. "Zamanla her seyi sever insan, çünkü bir gün ölecegini anlar."
Author: Baris Biçakçi
9. "Büyük bir ihtimalle ölmüstük sehir kan kiyametti ayaklarimizda gökyüzünü katlayip bir köseye koymustuk yildizlar kaldirimlara dökülmüstü bütün Hamza bütün parmaklarini ortaya dökmüstü yirmi yildir cebinde biriktirdigi parmaklarini hamza son sarkiyi kirka bölmüstü dogrusu iyi idare etmistik dogrusu iyi halt etmistik yasayanlar unutmustu bizi biz öldügümüzle kalmistik..."
Author: Cemal Süreya
10. "Insan ömrü kisaydi, bir kurtçugunkinden farksiz. Ya da ipekböcegininkinden. Ademogullari, Havvakizlari tuhaf mahluklardi. Kurtçuga benzetsen alinir, ipekböcegine benzetilmekten keyif duyarlardi. Böceklerden igrenir ama parmaklarina ugurböcegi konsa hayra alamet sayarlardi. Siçanlardan tiksinir, sincaplara bayilirlardi. Akbabalari itici, kartallari heybetli bulurlardi. Sinekleri hor görür, atesböceklerine bayilirlardi. Bakir ve demire ehemmiyet vermez, altina taparlardi. Ayaklarinin altindaki taslara dönüp bakmazken mücevherler için delirirlerdi."
Author: Elif Shafak
11. "Kadinlar ikiye ayrilir, derdi. Bariz biçimde karmasik olanlar ile karmasik oldugu ilk bakista anlasilmayanlar."
Author: Elif Shafak
12. "Cennetin hayatlarini iyilik yapmaya adamislarin yeri oldugunu sanirdim, ama öyle degilmis. Tanri böyle bir karar vermeyecek kadar merhametli ve müsfik. Cennet dünyada gerçekten mutlu olamayanlarin yeri"
Author: Etgar Keret
13. "... Evren, eski küçük oyunlarin sahnelenemeyecegi kadar büyük. Sahnenin evrensel büyüklügüne olaylarin, islerin ve eylemlerin evrensel genisligi uymali. Yoksa yaniliyor muyum? Yildizlar çaginda da sevi olacak, kiskançlik, alçaklik ,büyüklük, cimrilik... Evet, akan bir suda her nokta kendine göre devinir. Kendi istegine göre gittigini sanir. Ama bütün noktalar ayni yere dogru akip giderler. Insanlar da böyle. Gündelik islere yapisip kalabilirler, ya da kendilerini tutkulara birakabilirler. Ama yine de bu, onlarin hep birlikte yildizlara gitmelerini önlemez. Sanat yildizlara dogru bu gidiste onlarin önünde olmalidir. Ama sonsuz göge meydan okuyan bir insan betimlemek ne zor! Yildizlara giden insanin iyiligini yigitligini, gücünü güçsüzlügünü hangi yontuda taslastiracagim? Bilginin sakin gücünü, coskunun atakligini ve duygusalligi, isikli melankolisini hep birden tasa nasil geçirmeli ? Sanat, sen bazen ne kadar güçsüzsün!Evrenin Türküsü - G. Altov - V. Juravleva sf. 137"
Author: Genrich Altshuller
14. "Dill "Büyünce palyaço olacagim," dedi.Jem ve ben bakakaldik."Evvet! Palyaço. Insanlara gülmenin disinda bir sey yapmiyorum. Onun için bir sirke girip katilana dek gülecegim.""Sen sasirmissin Dill," dedi Jem. "Palyaçolar üzgündür. Insanlar onlara güler."
Author: Harper Lee
15. "?"...arka planda,zayif anlarinda baktigin bir kartpostal gibi.Böylece seni her zaman orada bekledigini hayal edebilirdin;degismemis,bozulmamis,...."
Author: Henry Miller
16. "..ama her zaman varliklilarin, belli bir yere kök salmis yasayanlarin karsisinda onlarin bas düsmani olarak yer alir, çünkü bu kisiler göçebelerden nefret eder, onu horlar, ondan korkarlar, çünkü göçebe bazi tatsiz seyleri animsatir kendilerine, tüm varolusun gelip geçiciligini, tüm yasamin sürekli dagilip döküldügünü, çevremizdeki evreni bastan basa dolduran buzsu ölümlerin amansizligini animsatir."
Author: Hermann Hesse
17. "Nedir bürokrasimizdeki en büyük degisme?"American Spoil System" dedikleri, her gelen iktidarin hademeye kadar adam degistirmesidir. Bu, Cumhuriyetle gelmedi. Imparatorluktan Cumhuriyete geçtigimiz zaman böyle bir uygulama yapilmadi. Bu ne zaman geldi? 1970'lerin sag-sol kavgasi içinde; MC (Milli Cephe) hükümetleri, CHP koalisyonlari devrinde ortaya çikti. Herkes tepeden tirnaga degistiriyordu bürokrasiyi. Ve o bürokrasinin, kalemin içinde yetisen insanlari dislayarak yapiyordu bunu.Mesela bizim üniversitemizin, verimsiz, ise yaramayan üyelerini bürokrasiye aktarmasi gibi bir gelenek dogdu 1970'lerden itibaren. Fransa'da hiçbir ciddi profesörü kalkip bir yere müstesar yapamazsin. Adamin böyle bir seye vakti yoktur. Mesela kültür müsaviri olur, ama büyükelçi olur bir ara, devamli bürokraside kalmaz."
Author: Ilber Ortayli
18. "Bir gün gelecek, binalarimiz çökecek, otomobiller hurdaya dönmüs olacak, uçaklardan ve roketlerden kurtulmus olacagiz, tekerlegin ve atomun parçalanmasini bulmus olmaktan vazgeçecegiz, mavi tepelerden taze bir rüzgâr esecek ve cigerlerimizi alabildigine dolduracak, ölmüs olacagiz ve soluk alacagiz; bu, hayatin ta kendisi olacak.Çöllerde sular tükenecek, biz yeniden çöllere dönebilecegiz ve vahiylere kulak verecegiz, savanlar, göller ve akarsular ariliklariyla bizi çagiracak, elmaslar kayalarin içinde kalacak ve pariltilari hepimizi aydinlatacak, balta girmemis ormanlar, bizi düsüncelerimizin karanlik ormanindan çekip alacak, düsünmeye ve aci çekmeye son verecegiz; bu, kurtulusun ta kendisi olacak."
Author: Ingeborg Bachmann
19. "Ben ucu ucuna görmüstüm onu. O kadar genç olmasina sasirmistim: Bir delikanliyi andiriyordu, sapasaglam, kazinmis ensesi, gergin ve bronz teni, kaygili bir sevincin egemen oldugu isiltili gözleriyle bir delikanliyi: Savas vardi, onun yarattigi savas ve o generallerle arabadaydi; yeni bir üniforma vardi üzerinde, en faal ve soluk soluga günlerini geçiriyordu, o yaz aksamlarinda hizla insanlarin kendisini tanidigi köylerden geçiyordu. Ve sanki bir oyun oynaniyormus gibi, yalnizca oyun aradaslari ariyordu kendine, hepsi bu."
Author: Italo Calvino
20. "Ah, kendi kederleri olmayanlar için ne kadar kolay gayret et demesi!"
Author: Jane Austen
21. "Cehennemin esigine gelmis kisilerin seytandan ödü kopuyordu; zaten cehennemin içinde olanlar içinse seytan özel biri degildi, yalnizca baska biriydi, o kadar."
Author: Joanne Greenberg
22. "Yildizlar geceyi çok severse, gündüz olmazmis bilir misin? Yildizlari çok sev ama kaybolmalarina da güven. Gidenler belki de "Yine sana geldim bak" diyebilmek için kucak açacak. Kucak açana sirt dönmek, nefreti beslemektir. Dönme! Insanlara güven."
Author: Kahraman Tazeoğlu
23. "Zamanimizda gelisim göstermek isteyen insan çok az… Küçük bir yumurcakken ögrenmek ve gelisim göstermek kabul ediliyor, sonra hiç! Yetiskin olduktan sonra, ne iletisim tarzinda, ne davranis tarzinda hiçbir sey degistirmek istenmiyor. Insanlar diyor ki, "Hayir, ben oldugum gibi kalmak istiyorum." Sanki iliskilerde gelisim göstermek onlarin olduklari hali degistirecekmis gibi. Tipki bir çocugun, oldugu gibi kalmak isteyerek, ana dilini ögrenmeyi reddetmesi gibi!"
Author: Laurent Gounelle
24. "Böyle iste, diyordu. Dostumuz Konstantin Dmitriç ne yetenekli bir gençti. Oysa simdi nerede o eski Konstantin Dmitriç! O zamanlar bilimi de severdi. Üniversiteden çiktiginda insanlara özgü düsünceleri vardi. Simdi ise yeteneklerinin yarisi kendi kendini aldatmaya, öteki yarisi da bu aldatisi hakli göstermeye yönelmis durumda. iletisim yayinlari. syf :441."
Author: Leo Tolstoy
25. "Sarah'nin gülmek yerine, "Komik," ya da gülümsemek yerine, "Ilginç," ya da "Aptal zirva geri zekâlinin tekisin," demek yerine, "Sey, sanirim bu ondan biraz daha karmasik," diyen kadinlardan olmasindan korktum. Öyle insanlarin yaninda ne yapacagimi hiç bilemezdim, özellikle de siz konustuktan sonra gizemli bir sekilde "Anliyorum," diyenlerin. Genellikle sadece susardim."
Author: Lorrie Moore
26. "Öyle büsbütün korkagim, Lola, savasi ve içinde ne varsa hepsini reddediyorum… Ben savas var diye üzülmüyorum… Ben kaderime razi olmuyorum… Ben bu konuda sizlanip durmuyorum… Onu oldugu gibi reddediyorum, içindeki insanlarla birlikte, onlarla, onunla hiçbir alisverisim olsun istemiyorum. Isterlerse dokuz yüz doksan bes milyon kisi olsunlar ve ben tek basima kalayim, yine de haksiz olan onlar, Lola, hakli olan da benim, çünkü ne istedigini bilen bir tek ben varim: ben artik ölmek istemiyorum."
Author: Louis Ferdinand Céline
27. "Ama saygisiz nankörlük genç insanlarin zirhidir.O olmasa nasil kalirlar hayatta,nasil ilerlerler ? Yasli insanlar gençlerin iyiligini ister ama kötülügünü de ister : Onlari tüketmek,canliliklarini içlerine çekmek isterler,böylece kendileri ölümsüzlüge erissin diye.O hasinligin kabaligin ve hafif mesrepligin koruyucu zirhi olmasa,çocuklar geçmisin yükü altinda ezilirler,baskalarinin geçmisinin yükü altinda,kendi sirtlarina yüklenen.Bencillik onlari kurtaran bir lütuftur."
Author: Margaret Atwood
28. "Neden yüzleri kül gibi soguk?""Varliklarini ölü seylerden kazandiklari için. Biliyorsun, onlar varliklarini, insanlarin ömrünü tüketerek sürdürüyorlar. Fakat zaman, gerçek sahiplerinden alininca ölüyor. Her insanin kendisine ait belli bir zamani vardir. Ve bu zaman da yalnizca onda kaldikça canlidir, yasar."
Author: Michael Ende
29. "Düsünün. Idam mahkumlarini, daha sonra öldürebilmek için ölümü bekledikleri sirada canli tutuyorlar. Mahkumlari, zamani geldiginde yargilayabilmek için intihar etmesinler diye gözetim altinda tutuyorlar. Hiç anlamli degil. Birini ölüme mahkum etmek dogal ama insanlarin bunu kendilerinin yapmasi degil, öyle mi? Size ne düsündügümü söyleyeyim: Kendinizi öldürmeye çalistiginizda insanlar sinirleniyorlar; çünkü bu, onlarin sizin hayatinizi birazcik bile kontrol edebilmesini engelliyor. Hayatinizi "olmasi gerektigi gibi" degil de, kendi istediginiz gibi sonlandirmanizdan hoslanmiyorlar."
Author: Michael Thomas Ford
30. "...Bana öyle geliyor ki, Pythagorasçilar bazilarinin düsündügü gibi, ögretilerini paylasmaktan duyduklari kiskançliktan degil de, büyük insanlara ait böylesine güzel ve binbir zorlukla dolu kesif, maddî bir kazanci olmaksizin kalem oynatmayi sikici bulan ya da baskalarinin yüreklendirip örnek olmasiyla hür felsefe çalismasina özendirilse de aklî donukluklarindan ötürü filozoflar arasinda tipki bal arilarinin arasindaki erkek arilar gibi duran kisilerce hor görülmesin diye böyle yapiyordu."
Author: Nicolaus Copernicus
31. "Bu adam,' diye düsündüm, 'okula gitmedigi için beyni bozulmamis. Çok seyler yapip çok seyler görmüs ve çekmis; açilmis, kalbi ilkel cesaretini kaybetmeden genislemis. Bizim için dalli budakli ve çözülmez olan bütün sorunlari o, hemsehrisi Büyük Iskender gibi bir kiliç vurusuyla çözüveriyor. Onun açik vermesi zordur. Çünkü tabanlarindan basina kadar, bütünüyle topraga dayaniyor. Afrika vahsileri yilana tapar, çünkü bütün vücutlari topraga deger ve böylece topragin bütün sirlarini bilirler. Bu sirlara karni, kuyrugu, edep yeri ve basiyla varmistir o. Biz okumuslar, havadaki sersem kuslar gibiyiz."
Author: Nikos Kazantzakis
32. "Korktugun her olaydan, basina gelmesinden ürktügün her kötü rastlantidan kaçinmak için onu ayrintilariyla düsünürsün hemen. Ayrintilariyla düsünmek sart. Yoksa bir noktayi bile düsünmeyi unutsan o nokta basina gelir. Yalniz yasayanlar her seyi hesaba katmak zorundadir. Baska türlü korunamazlar. Baska türlü yasayamazlar. Allahim neler düsünüyorum! Düsün oglum Hikmet. Düsün ki bunlar basina gelmesin ha-ha. Iyi seyleri düsünmekten kaçin sadece. Onlar basina gelsin. Mesele bu kadar basit iste."
Author: Oğuz Atay
33. "…çünkü yoruldum, çünkü her seyi birbirine karistirdim, çünkü bu dünyada gizli mezhep sorunu bile gelip beni buldu fakat sevebilecegim bir kadin, bol para, insan yakinligi beni hiç bulamadi. Ben de üç yil, dört ay önce acilastim, huysuzlastim, hiçbir seyi begenmez oldum; para kazanamayacagimi, insanlari sevemeyecegimi anlayinca uzaklara gittim, kimse beni bulmasin diye. Onlar da beni ciddiye aldilar, gelmediler…"
Author: Oğuz Atay
34. "Fakat, sonradan garson olmus bir filozof ya da filozof olmus bir garsona göre, insanlar karisik salataya benzer."
Author: Oğuz Atay
35. "Iyi seyler birdenbire olur; bu kadar bekletmez insani. Sürüncemede kalan heyecanlardan ancak kötü seyler çikar. Ya da hiçbir sey çikmaz."
Author: Oğuz Atay
36. "Tipki muhtesem bir Despot gibi Dogu, güce ve göz kamastiran isigiyla insanlari yere çalr, insan orada daha yürümeyi ögrenmeden diz çökmek, konusmayi ögrenmeden dua etmek zorunda kalir."
Author: Orhan Pamuk
37. "Sen bir kumarbazsin, Patrice. Rulet ya da poker oynamiyorsun. Insanlarla oynuyorsun. Onlardan yararlanmak için degil, onlara saygu duymadigin için de degil. Gücünü kullanmak da degil arzun. Sen bir iliskinin sinirlarini yoklamaktan kendini alamiyorsun, o sinirlari asiyor ve bu yüzden de bir felakete neden oluyorsun."
Author: Pascal Mercier
38. "Bir yalan söylendigi zaman insanlarin degil, esyanin bile buna nasil tahammül ettigine sasiyordum. Yalana hersey isyan etmelidir. Esya bile: Damlardan kiremitler uçmalidir, agaçlar köklerinden sökülüp havada bir saniye içinde toz duman olmalidir, camlar kirilmalidir, hattâ yildizlar düsüp gökyüzünde bin parçaya ayrilmalidir filân... Zavalli mürâ-hik...Nüzhet bana yalan söyledi."
Author: Peyami Safa
39. "… Geçmiste yaptigimiz ya da yapmadiklarimiz yüzünden bugün yargilanmamaliyiz. Bazi insanlar pismanliklarinin kendilerini kontrol etmesine izin verir. …"
Author: Pittacus Lore
40. "Insanlar arasindaki münasebetleri tanzim eden amiller ne kadar gülünç, ne kadar distan, ne kadar bos ve bilhassa asil insanlikla ne kadar az alakasi olan seylerdi..."
Author: Sabahattin Ali
41. "Bir müddet daha düsününce dünyada da hiçbir yere bagli olmadigini hissetti ve içten içe bu kadar yabanci oldugu bu hayatta kendisini birçok kayitlarin kusatmasina, ondan, istedigi gibi bir hareket imkanlarini almasina müthis içerledi."
Author: Sabahattin Ali
42. ".. Bundan sonra aradaki buzu çözmeye, bu insanlarin birbirlerine karsi duyduklari müthis yabanciligi gidermeye imkan yoktu. Insanlar birbirlerini tanimanin ne kadar güç oldugunu bildikleri için bu zahmetli ise tesebbüs etmektense, körler gibi rastgele dolasmayi ve ancak çarpistikça birbirlerinin mevcudiyetinden haberdar olmayi tercih ediyorlar."
Author: Sabahattin Ali
43. "Içki, sevgili,ev, aile, arkadas, eglence, dünya isleri, bir aralik fikir bile...Hepsi, hepsi zarina igne batirilmis, cigara tutulmus irmizi, yesil, sari, turuncu balonlara döndügü günlerimiz olur. Her sey rengini, uçarligini, sevincini lahzada bosaltir. Öyle zamanlarimiz olmamasina imkan mi vardir? Balonlarina hiç igne batirilmayan insanlar da yasiyor. Onlari gün olur kiskanir, gün olur küçük görürüm."
Author: Sait Faik Abasıyanık
44. "Tüm resmi görebilenler, çerçevenin disina adim atanlardir."
Author: Salman Rushdie
45. "Bir gün bir postanede rastlasmis iki insanin birbirlerinden alabildigine hoslanmis olmalari güzel geçici bir rastlanti mi yalnizca? "Birine rastlamis, sevmis, tad almistim, simdi geçti, hiçbir iz kalmadi bende." denebiliyorsa, bu rastlantiyi unutmak, hiç olmamis saymak gerekmez mi? Benim sana, senin bana verdigimiz yalnizca bir adsa, bu alisveris niçin bir "Hadi eyvallah!"la bitmesin? Ben yalnizca senin için güzel olacaksam, sana begendirmek için kendimi, olanlari umursamayip en güzel bakisimla geleceksem yatagina, sen bütün bunlari unutturacaksan bana, unutturmak için hiç bakmayacaksan pencereden, o kisa unutma anindan sonra, vücutlarimizin bize aci veren gerginligini giderdikten sonra bu pencereyi kapatarak unuttugumuz, disinda, uzaginda kaldigimiz dünya nasil yabancimiz olursa, öyle yabanci oluruz birbirimize. Bir kisa anin ardindan ayri yönlere giden trenlere bineriz. Ya da o trenlere bile yetisemeyip tükenmisin üstünde çogaliriz."
Author: Sevgi Soysal
46. "Ama ne yazik ki tarihte hep ayni trajedi tekrarlanmaktadir, çünkü fikir adamlari zamani gelince, dava adami olma sorumlulugunu üstlenmekte zorlanirlar ve pek nadir durumlarda harekete geçerler. Düsün dünyasi zengin, yaratici insanlarda bu ikilem her zaman ortaya çikar: Çünkü yasadiklari dönemin saçmaliklarini en iyi görenler ve gözleyenler onlardir ve bir cosku aninda, kendilerini büyük bir tutkuyla siyasi mücadelenin içine atarlar, ama öte yandan da zorbaliga zorbalikla karsilik vermekte çekinir, tereddüt ederler. Duyduklari sorumluluk onlari siddete basvurmaktan, kan dökmekten alikoyar; o bir anlik tereddüt, saygili geri durus, siddeti tesvik ederek onlarin elini kolunu baglar ve tüm güçlerini yok eder."
Author: Stefan Zweig
47. "Nereye gitsem, nereye baksamSevdali sevdalidir gözlerim.Anlarlar diye herkeslerden,Bakislarimi gizlerim."
Author: Turgut Uyar
48. "Degil mi ki lanetlenmis bir soyuz ve batan bir gemiye zincirlenmisiz, demek bütün olanlar kötü bir sakadir; öyleyse biz de hiç degilse kendi payimiza düseni yapalim, öbür tutsaklarin acisini hafifletelim, hücremizi çiçeklerle, minderlerle döseyelim, elimizden geldigince dürüst olalim. Bu alçak Tanrilar hep kendi bildiklerini okuyamayacaklardir - ah o firsatini buldukça incitmekten, kirmaktan, bozmaktan kaçinmayan Tanrilar ancak bir leydi gibi davrandiginiz zaman bozguna ugruyorlardi."
Author: Virginia Woolf
49. "Su Taksim alaninda biribirlerini ezenler, o kadar insanin içinde hak tu, diye ortaliga tükürük savuranlar, sümkürenler, sümüklerini agaç gövdelerine sürenler, hasta yüzlüler, vicik vicik boyalilar, suratlarindan düsen bin parça olanlar, düsman gözlüler, gülmeyenler, biribirlerine düsmanlar gibi, birbirlerini yiyeceklermis gibi, biribirlerinin gözlerim oyacak, kuyusunu kazacaklarmis gibi bakanlar, korkanlar, utananlar, bunlar mi, korkanlar, ben ben, ben, diyenler, bunlar mi? Kuslar da gitti... Giden kuslarla..."
Author: Yaşar Kemal
50. "Bütün çaglarin trajedisi bu. Ku-ya-ra; 'Kumda yatma rahatligi.' A-da-ko: 'Agaç dali kompleksi.' Simdi kumda yattigim için kuyara diyorum. Daha da genisletilebilir. Kuyara, alisilmis tatlarin sürüp gitmesindeki rahatliktir. Düsünmeden uyuyuvermek. Biteviye geçen günlerin kolayligi. Ya adako? Agaç dalindaki, gövdeden ayrilma egilimini fark ettin mi bilmem? Hep öteye öteye uzar. Gövdenin topraga kök salmis rahatligindan bir kaçistir bu. Özgürlüge susamisliktir. Buna ben 'agaç dali kompleksi' diyorum. Genç hastaligidir. Çogunlukla kuyara disidir. Adako erkek. Pek seyrek cins degistirdikleri de olur. Agaç dali kompleksine tutulmus kisi tedirgindir. Insanlarin agaç dallarini budayip gövdeye yaklastirdiklari gibi, yakinlari onun içindeki bu Adako'yu da budarlar. Onu gövdeden ayirmamak için ellerinden geleni yaparlar. Kimi insana ne yapilsa yarari olmaz. Asi daldir o. Ayrilir. Balta islemez ona."
Author: Yusuf Atılgan

Anlar Quotes Pictures

Quotes About Anlar
Quotes About Anlar
Quotes About Anlar

Today's Quote

I love the city and the people here. I've been with them for many years and I fought alongside them."
Author: Bob Paisley

Famous Authors

Popular Topics