Top Kabul Quotes

Browse top 40 famous quotes and sayings about Kabul by most favorite authors.

Favorite Kabul Quotes

1. "Knowing what Dan's face had looked like in Kabul, the night they'd spent in the hotel room. What he'd said. My light, my life, my sanity, my love. Nothing of that had been wrong. Not the sex, the kisses, the teenager oaths of staying together, always, rain, shine, life, death. I'd die for you. Live for me. Hold me. Fucking hold me."
Author: Aleksandr Voinov
2. "Yasam reddetmek demektir. Her seyi kabul eden, lavabo deliginden fazlasini yasiyor olamaz."
Author: Amélie Nothomb
3. "Hindi ba mas tama na sa halip na maliitin ang kabataan dahil sa binabasa nilang manunulat ay purihin sila sa pagbabasa, at saka samantalahin ang pagkakataon para hikayatin sila at ipakilala sa iba pang makabuluhang libro? O masyadong malaking abala 'yon sa inyo?"
Author: Bob Ong
4. "Önce teslim olmalisin. Her seyden önce korkmayi birakip, bir gün ölecegini kabullenmelisin. Sadece her seyi kaybettikten sonra özgür kalabiliriz."
Author: Chuck Palahniuk
5. "Maldoror'un mutlu yasadigi o ilk yillarda nasil iyi yürekli biri oldugunu anlatacagim birkaç satirda.Daha sonra, kötü ruhlu dogmus oldugunu fark etti: Ne garip yazgi! Kisiligini elinden geldigincegizledi uzun yillar, ama sonunda, su alisik olmadigi gerilim yüzünden, her gün kan beynine çikmayabasladi; böylesine bir yasama artik katlanamadigi için de, sonunda, kararli bir biçimde kötülükmeslegine adandi… .....Yalanci biri degildi, gerçegi kabul ediyor vekendisinin bir kan dökücü oldugunu söylüyordu. Insanlar, duydunuz mu? Bu titreyen kus telegikalemle de ayni seyi tekrarlamaktan utanmiyor. Sanki istençten de güçlü yetke… Bir lânet! Yerçekimiyasalarina karsi koyabilir mi tas? Olanaksiz. Kötülük, iyilikle baglasma yapmak isterse, olanaksizdir.Yukarida söyledigim de buydu benim zaten."
Author: Comte De Lautréamont
6. "Camerlengo öfkeli bir sesle yeniden konusmaya baslamisti. "Komutan, kayip kardinaller konusunda hiçbir sey yapmamaya vicdanimiz elvermez!" Olivetti, Camerlengo'nun gözlerinin tam içine bakti."St. Francis duasi signore. Hatirliyor musunuz?" Genç rahip acili bir sesle misrayi okudu. "Tanrim, degistiremediklerimi kabul etmek için bana güç ver." Olivetti, "Bana güvenin," dedi. "Bu o durumlardan biri."
Author: Dan Brown
7. "Basibos kaldikça hemen tapinacagi bir tanri bulmak insanoglunun en büyük kaygisidir. Ama önünde dize gelecekleri tanrinin degerinin su katilmadik cinsten olmasini da muhakkak isterler, tanrinin büyüklügünü herkes kabul etmis olmali... Çünkü bu zavalli yaratiklarin tasasi yalniz senin benim için tapinacagimiz bir tanri bulmak degil, herkesin ve ille hep birlikte, imanla bas taci edecekleri birini bulmaktir. Iste bu ortaklasa tapinma ihtiyaci hem tek tek, hem toplu olarak bütün insanlarin ta ilk yüzyillardan beri baslica istirap konusu olmustur.Toplu tapinma yüzünden birbirlerinin kanina girerlerdi. Kendilerine birtakim tanrilar icat ederler, birbirlerine, 'Tanrilarinizdan vazgeçin, bizimkilerini kabul edin; yoksa sizi de tanrilarinizi da yok ederiz!' diye haber salarlardi. Bu kiyamete kadar böylece sürüp gidecektir."
Author: Fyodor Dostoyevsky
8. "Kadin olsaydiniz, hiçbir sey düzeltmeyen, ama her seyi düzelttikleri sanilan özenlere konu oldugunu gördükçe, gururlu bir ruhun nasil tiksintiyle karisik hüzünlere kapildigini anlardiniz. Birkaç gün, pohpohlanacagim, yapilan haksizlik bagislattirilmak istenecek. O zaman en akla uymaz istekleri bile kabul ettirebilirim. Bu düsüs, her seyin unutulduguna inanildigi gün sona eren bu oksayislar, beni alçaltiyor. Efendisinin iyiliklerini yalniz onun kusurlarina borçlu olmak..."
Author: Honoré De Balzac
9. "Daemon gergin bir sekilde güldü. "Ne düsündügünü görebiliyorum. Aklini okuyabildigimden falan degil, yüzünden okunuyor. Tehlikeli oldugumu düsünüyorsun."Bir de öküz ve seksi oldugunu düsünüyordum ama bunu kabul etmiyordum. Uzayli bir yasam formu mu? Basimi iki yana salladim. "Delilik bu ama senden korkmuyorum."
Author: Jennifer L. Armentrout
10. "I looked westward and marveled that, somewhere over those mountains, Kabul still existed. It really existed, not just as an old memory, or as the heading of an AP story on page 15 of the San Francisco Chronicle."
Author: Khaled Hosseini
11. "Kabul was very popular with the hippies in the Sixties and Seventies. It was very quiet and peaceful."
Author: Khaled Hosseini
12. "That night, I waited until Baba fell asleep, and then folded a blanket. I used it as a prayer rug. Bowing my head to the ground, I recited half-forgotten verses from the Koran-verses the mullah had made us commit to memory in Kabul-and asked for kindness from a god I wasn't sure existed. I envied the mullah now, envied his faith and certainty."
Author: Khaled Hosseini
13. "In the passenger seat, Nahil is all questions. Was Kabul safe? How was the food? Did he [Idris] get sick? Did he take pictures and videos of everything? He does his best. He describes for her the shell-blasted schools, the squatters living in roofless buildings, the beggars, the mud, the fickle electricity, but it's like describing music. He cannot bring it to life. Kabul's vivid, arresting details--the bodybuilding gym amid the rubble, for instance, a painting of Schwarzenegger on the window. Such details escape him now, and his descriptions sound to him generic, insipid, like those of an ordinary AP story."
Author: Khaled Hosseini
14. "Kabul is . . ." Idris searches for the right words. "A thousand tragedies per square mile."
Author: Khaled Hosseini
15. "Winter was every kid's favorite season in Kabul, at least those whose fathers could afford to buy a good iron stove. The reason was simple: They shut down school for the icy season. Winter to me was the end of long division and naming the capital of Bulgaria, and the start of three months of playing cards by the stove with Hassan, free Russian movies on Tuesday mornings at Cinema Park, sweet turnip qurma over rice for lunch after a morning of building snowmen."
Author: Khaled Hosseini
16. "I loved wintertime in Kabul. I loved it for the soft pattering of snow against my window at night, for the way fresh snow crunched under my black rubber boots, for the warmth of the cast-iron stove as the wind screeched through the yards, the streets. But mostly because, as the trees froze and ice sheathed the roads, the chill between Baba and me thawed a little. And the reason for that was the kites. Baba and I lived in the same house, but in different spheres of existence. Kites were the one paper thin slice of intersection between those spheres."
Author: Khaled Hosseini
17. "Tanrim!Degistiremeyecegim seyleri kabul etmek için dinginlik,degistirebilecegim seyleri degistirmek için cesaret,aradaki farki anlamak için de bilgelik ihsan eyle bana."
Author: Kurt Vonnegut
18. "Zamanimizda gelisim göstermek isteyen insan çok az… Küçük bir yumurcakken ögrenmek ve gelisim göstermek kabul ediliyor, sonra hiç! Yetiskin olduktan sonra, ne iletisim tarzinda, ne davranis tarzinda hiçbir sey degistirmek istenmiyor. Insanlar diyor ki, "Hayir, ben oldugum gibi kalmak istiyorum." Sanki iliskilerde gelisim göstermek onlarin olduklari hali degistirecekmis gibi. Tipki bir çocugun, oldugu gibi kalmak isteyerek, ana dilini ögrenmeyi reddetmesi gibi!"
Author: Laurent Gounelle
19. "Baska birçok seyi sorgulamadan kabul ediyoruz. Yagmur ormanlarinin yanip kül olmasini. Seri katilleri. Is çikisi trafigini. Nereden bakarsan bak hayat zaten sasirtici…(syf. 242)"
Author: Lili St. Crow
20. "Keinginan yang sungguh-sungguh dan murni pasti terkabul."
Author: Mahatma Gandhi
21. "Insan hayata erken atilmissa, bir gün dinlenecegini düsündükçe belli bir huzur duyar. Belki de zaman geçtikçe bedenlerimiz. Bazi seyleri bize daha zor kabul ettirdiginden. Bir sey gitgide daha güç ve yorucu bir hale gelir; o zaman sonsuza dek uyuma düsuncesi, eskisi kadar korkutmamaya baslar."
Author: Marc Levy
22. "Aci çekmekten korkuyorsan, elbette aci çekme olasiligini azaltirsin. Ip cambazlarini düsün, gerçekte ipte yürürken düsebileceklerini düsündüklerine inaniyor musun? Hayir, bu riski kabul ediyorlar ve bu tehlikeye meydan okuyabilmenin tadina variyorlar. Hayatini hiçbir yerini kirmamaya dikkat ederek geçirirsen inanilmaz sikilirsin, biliyorsun… Tedbirsizlikten daha eglenceli bir sey bilmiyorum! Kendine bir bak! ‘Tedbirsizlik' dedigimde gözlerin parliyor! Ah ah! 14 yasindayken bir kiz için Avrupa'yi kat etmeye kalkmak, bu tedbirsizlige karsi büyük bir tutku degil de nedir?(syf. 49)"
Author: Mathias Malzieu
23. "Kabul edilebilir tek savas, kendini savunmak için yapilandir ve her türlü savasta en büyük bedeli ödeyen masumlardir"
Author: Mercedes Lackey
24. "On 11 September 2001, a bunch of Saudis killed almost 3000 US civilians, which led to the construction of a monument in New York City. My question is: Are we also going to build monuments in Kabul, Baghdad, and Tripoli to commemorate the thousands of civilians the US has killed since then? By the way, I should mention that neither Kabul, Baghdad, nor Tripoli is in Saudi Arabia; supposedly, the Saudis are our "friends", and if you'll forgive the old cliché, with friends like these, who needs enemies?"
Author: Michel Templet
25. "Tunggu malaikat. Jangan dulu dikabulkan apa yang dia minta. Aku ingin mendengar tangisan dan permohonannya lebih lama lagi karena Aku mencintainya. Jika waktunya tiba, Aku akan mengabulkan semua permohonannya, bahkan akan Kulebihkan dari yang dia minta."
Author: Muhammad Asad
26. "Yeni bilgiler ögrenmek bir yana, eski bildiklerimi de unutmaya basladim. Düsüncelerimin dogrulugunu ölçmekten yoksun kaldim artik. Kimsenin gözünde anlattiklarimin yansimasini göremiyorum, artik? Her seyi unutuyorum, noktalamayi bile? Ünlem isaretinin nerede kullanilacagini bilmiyorum? Üstelik ne istirap çekmeyi ne de gerçekten korkuyu ögrenebildim (ya da ögrenemedim). Hangi sözü kullanacagimi bilmiyorum. Yalnizligin yalniz bana zarari dokundu. (Iste, bu cümlede iki kere 'yalniz' kelimesini kullandim.) Yenildigimi kabul ediyorum? Gizli mezhep kuvvetlerinin geri çekilmesini istiyorum."
Author: Oğuz Atay
27. "Aradan onca yil geçti ama hala içini okuyabiliyorum. Eskiden, böyle yaptigimda, yüzünde hep sevinçle dehset karisimi bir saskinlik belirirdi. Bu dehset, aramizda bir mesafe yaratabilir, sinir koymak istedigine isaret edebilirdi. Ama sen kendi duydugun dehsetin farkinda degil gibiydin, ya da ayiran bir sey oldugu için kabul etmek istemiyordun. Ve ilk firsatta, senin de benim içimi okuyabildigini göstermeye çalisirdin. Çogu kez bunu basarirdin da. Ama bazen ve gitgide siklasan bir tempoda, benim içimi degil, bendeki senin içini okuyordun."
Author: Pascal Mercier
28. "Izah mükemmeldi. Gülümsedim. Dün gece bu nüansi niçin kaçirmistim? Içimdeki muhalefetin oyunudur bu. Kalbe karsi bu muhalefetin akildan veya gururdan geldigi sanilir. Bence bu, kalbin kendi kendisine karsi müdafaasidir. Sevgilide kaybolmamak için nefret sebepleri arar, bulamazsa yaratir. Iste böyle, kendi kendini aldattigini anlayinca da utanir ve ona daha çok baglanir. Kendi yalanlarini kabul etmeyen kalbin kendine verdigi ceza."
Author: Peyami Safa
29. "Kata-kata dapat menjadi mantra. Mantra yang akan terkabul, karena kamu jadi memercayainya."
Author: Primadonna Angela
30. "Kendimi ararken hangi sapa yollarda yolumu yitiririm? Beni koruma numarasiyla, beni kendimden ayiran perde ne? Beni olusturan bu ufalanmis parçalarin içinde kendimi nasil yeniden kesfedebilirim? Kendimi kavrama konusunda asla bilmedigim bir belirsizlige dogru ilerliyorum. Sanki önümdeki yol önceden belirlenmis. Sanki iç dünyam, kendi yarattigini sandigi; ama gerçekte onu biçimlendiren zihinsel bir manzaranin çizgilerinin bir parçasi. Saçma -dünyanin rasyonelligini onayladigi ve tartismasiz kabul edildigi için saçmalar saçmasi- bir güç beni durmaksizin siçramaya zorluyor; ama asla terk edemedigim sert bir zeminde ayaklarim. Ve kendime dogru yaptigim bu yararsiz atlayisimla, sadece bugünle olan bagimi yitirme basarisini gösteriyorum: çogu kez, kendimden uzakta, ölü zamanin ritmiyle yasarim."
Author: Raoul Vaneigem
31. "Lüzum sifatina sahip olmayanlara kötü davranmak mi gerek? Yoksa onlara lüzum sifatini vermek mi gerek? Yardimci olup bunu saglamali ancak lüzumsuz insan bunu kabullenmisse ya?"
Author: Rüzgar Yılmaz
32. "Hayatimizin, birtakim ehemmiyetsiz teferruatin oyuncagi oldugunu, çünkü asil hayatin teferruattan ibaret bulundugunu görüyordum. bizim mantigimizla hayatin mantigi asla birbirine uymuyordu. bir kadin, trenin penceresinden disari bakabilir, bu sirada gözüne bir kömür parçasi kaçar, o ehemmiyet vermeden bunu ovusturur ve bu minimini hadise dünyanin en güzel gözlerinden birini kör edebilirdi. Yahut bir kiremit, hafif bir rüzgarla yerinden oynayarak, devrin gipta ettigi bir kafayi parçalayabilirdi. göz mü mühim kömür parçasi mi, kiremit mi mühim kafa mi diye düsünmek nasil aklimiza gelmiyorsa ve bütün bunlari nasil hiç mütalaa yürütmeden kabule mecbursak, hayatin daha baska türlü birçok cilvelerine de ayni tevekkülle katlanmaya mecburduk."
Author: Sabahattin Ali
33. "Bir aksam eve dönerken mahallenin bakkalina ugramis, öteberi almistim. tam kapidan çikacagim sirada, karsi evin bir odasinda kira ile oturan bekarin radyosu weber'in oberon operasi uvertürünü çalmaya basladi. az daha elimdeki paketleri yere düsürecektim. maria ile beraber gittigimiz birkaç operadan biri de buydu ve onun weber'e hususi bir muhabbeti oldugunu biliyordum; yolda hep onun uvertürünü islikla çalardi. kendisinden daha dün ayrilmis gibi taze bir hasret duydum. kaybedilen en kiymetli esyanin, servetin, her türlü dünya saadetinin acisi zamanla unutuluyor. yalniz kaçirilan firsatlar asla akildan çikmiyor ve her hatirlayista insanin içini sizlatiyor. bunun sebebi herhalde "bu öyle olmayabilirdi!" düsüncesi yoksa insan mukadder telakki ettigi seyleri kabule her zaman hazir."
Author: Sabahattin Ali
34. "Hayatta yalniz kalmanin esas oldugunu hâlâ kabul edemiyor musunuz? Bütün yakinlasmalar, bütün birlesmeler yalancidir. Insanlar ancak muayyen bir hadde kadar birbirlerine sokulabilirler, üst tarafini uydururlar; ve günün birinde hatalarini anlayinca, yeislerinden her seyi birakip kaçarlar. Halbuki mümkün olanla kanaat etseler, hayallerindekini hakikat zannetmekten vazgeçseler bu böyle olmaz."
Author: Sabahattin Ali
35. "I went to Afghanistan in '96 to write about terrorist training camps south of Jalalabad and Tora Bora, in the mountains. I was there right before the Taliban took over, literally a few weeks before they took Kabul. The frontline wasn't terribly active, but it was definitely there. And they swept into power."
Author: Sebastian Junger
36. "Algi , Ben için, O'da güdülerin oynadigi role karsilik gelir. Tutkulari içinde barindiran O'nun tersine, Ben akil ve sagduyu olarak adlandirdiklarimizi temsil eder. Tüm bunlar herkesçe bilinen popüler farklarla örtüsür, ama yalnizca ortalama ya da ideal durumda dogru olarak kabul edilmelidir."sayfa 49"
Author: Sigmund Freud
37. "Biyoloji tarafindan destekelnen kuramsal kabuller temelinde, organik hayati cansiz duruma geri döndürme görevi verilen bir ‘ölüm güdüsü' varsayimi ileri sürmüstük, öte yandan Eros; hayati, parçaciklara bölünmüs canli maddeyi karmasiklastirmak ve durmaksizin bir araya getirmek, bu arada, tabii ki onu korumak hedefine yönelir. Her iki güdü de yasamin ortaya çikmasiyla bozulmus bir durumun yeniden olusturulmasina çalisirken, kelimenin en dar anlamiyla tutucu davranirlar. O halde yasamin ortaya çikisi, yasamayi sürdürmenin ve ayni zamanda ölüme yönelen çabanin sebebi olmaktaydi; yasamin kendisi de bu iki çaba arasindaki mücadele ve uzlasma idi. Böylece yasamin kökenine iliskin soru kozmolojik bir soru olarak kalirken, hayatin hedefi ve amaci sorunu ikili bir sekilde yanitlanmis oluyor."Sigmund Freud, ‘Ben ve O', sayfa 72"
Author: Sigmund Freud
38. "Ne istedigini biliyorum." Öne egildi, sesini alçaltti. "O küçük kalbinin hep arzuladigi seyi biliyorum. Sana aradigin o kabul edilme duygusunu verebilirim. Dostun olabilirim."
Author: Tahereh Mafi
39. "Küçük mucizeleri kabul ettigimiz zaman kendimizi büyük mucizeleri hayal edebilecek yeterlilikte hissederiz. bir istiridyenin içinden parlak, canli, lezzetli bir canlinin çikabilecegini kabul ettigimiz anda ayni kabuktan afrodit'in gelecegini de kbul etmisiz demektir. bununla da yetinmeyerek afrodit'in kabugundan büsbütün uzaklasacagini, kendine bir stüdyo daire edinecegini, tipki istiridye gibi onu istegi biçimde donatacagini da düsünebiliriz; ama hayal gücü, pek zengin degilse bu noktadan önce bir yerde durmaka zorundadir."
Author: Tom Robbins
40. "In Korea I'd been so afraid that Sami would lose her dad. She did, but she didn't get a flag. He went to Doha, then to Baghdad, then to Kabul, then to someplace else, and then to a different someplace else, on and on. He'd come home, leave again, come home, leave again, until one day he came home a different person altogether. Sami lost Angel, lost her family, and then she lost herself."
Author: Tucker Elliot

Kabul Quotes Pictures

Quotes About Kabul
Quotes About Kabul
Quotes About Kabul

Today's Quote

Tunney has all the makings of a hero – he was clean living, intelligent, polite, reasonably good-looking – but, like Lou Gehrig, he lacked the chemistry that stirred affection."
Author: Bill Bryson

Famous Authors

Popular Topics