Top Miz Quotes

Browse top 554 famous quotes and sayings about Miz by most favorite authors.

Favorite Miz Quotes

1. "Ne önemi var ki hayat, yasadiklarimizdan çok hayal ettiklerimiz degil mi zaten?"
Author: Ahmet Ümit
2. "Wait. I'm everyone!?""Now you're getting it," I said, with a congratulatory slap on the back."I'm every human being who ever lived?""Or who will ever live, yes.""I'm Abraham Lincoln?""And you're John Wilkes Booth, too," I added."I'm Hitler?" You said, appalled."And you're the millions he killed.""I'm Jesus?""And you're everyone who followed him."You fell silent."Every time you victimized someone," I said, "you were victimizing yourself. Every act of kindness you've done, you've done to yourself. Every happy and sad moment ever experienced by any human was, or will be, experienced by you."
Author: Andy Weir
3. "Evet evet evet, iste buydu. Gençlik bitmeliydi, ah evet. Ama gençlik, hayvanmis gibi olmaktir zaten sadece. Hayir, sadece hayvanmis gibi olmak degil de hani su sokaklarda satildigini dikizledigimiz minik oyuncaklardan biri olmak gibidir, teneke ve içi zemberekli ve üstünde kurma dolu olan ve girr girr girr diye kurunca gitmeye baslayan, yürüyen filan minik heriflerden biri olmak gibidir, ey kardeslerim. Ama dosdogru gider ve bir seylere çarpar bam bam ve yaptiklarini, elinde olmadan yapar. Genç olmak, bu minik makinelerden biri olmak gibidir.(syf. 167)"
Author: Anthony Burgess
4. "I'm not maximized yet."
Author: Ashton Eaton
5. "Miz Ellen, what do you carry in that handbag of yours that has enough wallop to knock down a full-grown man? - Dan Landry"
Author: Barbara Falkenrath
6. "Powiedzial, ze Hiszpania dla Hiszpanów jest tym, czym Meksyk dla Meksykanów - bolesna obsesja. Dla nich Ojczyzna nie jest, jak dla Amerykanów, hymnem optymizmu ani, jak dla Anglików, flegmatycznym zartem, ani tez, jak dla Rosjan, sentymentalnym szalenstwem, lub, jak dla Francuzów, racjonalna ironia, czy - jak dla Niemców - agresywnym rozkazem, ale konfliktem dwóch polówek, dwóch przeciwstawnych czesci, dzieleniem duszy na kawalki, Hiszpania, Meksyk, kraje slonca i cienia."
Author: Carlos Fuentes
7. "Seçme hürriyetimizin sinirsiz oldugu tek dünya, kitaplar dünyasidir."
Author: Cemil Meriç
8. "Biz televizyon izleyerek, milyonerler, sinema tanrilari, rock yildizlari olacagimiza inanarak büyüdük ama olamayacagiz...Hepimiz heba oluyoruz...Bütün bir nesil benzin pompaliyor, garsonluk yapiyor ya da beyaz yakali köle olmus...Reklamlar yüzünden araba ve kiyafet pesindeyiz...Nefret ettigimiz islerde çalisiyor, gereksiz seyler aliyoruz... Bizler tarihin ortanca çocuklariyiz...Bir amacimiz yok; ne büyük savas ne de büyük bir buhran yasadik...Bizim savasimiz ruhani savas... Ve bunalimimiz kendi hayatlarimiz..."
Author: Chuck Palahniuk
9. "Miz Beauty does not speak. You've got to discover her erogenous zones, her favorite subjects of conversation, her sign, all on your own. Meanwhile, Miz Piggy's coming like an express train. She doesn't get it every day. And she's hell-bent to make the most of it. She wants more, more, more."
Author: Dany Laferrière
10. "If you optimize everything, you will always be unhappy."
Author: Donald Knuth
11. "... He remembered once hearing his grandmother... say plaintively: "Why daughter, I presume I can go without -- BUT I CAN'T ECONOMIZE."
Author: Edith Wharton
12. "Geçmis, bugün ve gelecek... hepsini pespese dizip, dümdüz bir çizgi çiziyoruz. Bu yüzden geçmisin geçip gittigine, gelecegin henüz gelmedigine inaniyoruz. Ve en kötüsü, zamani önceden çizdigimiz bu dümdüz çizgide yürümeye mecbur tutuyoruz. Ama belki de o burnunun ucunu göremeyecek kadar sarhostur. Keske zaman hiç ayilmasa. Düz çizgide dümdüz yürümeyi bir türlü basaramasa. Keske hep yalpalasa, saçmalasa,parçalasa. Biz de bakip bakip, yaptiklarini kinasak ve bir daha hiçbir seyimizi ona havale etmeye kalkmasak."
Author: Elif Shafak
13. "Kim olursak olalim, dünyanin hangi yerinde yasarsak yasayalim, ta derinlerde bir yerde hepimiz bir eksiklik duygusu tasimaktayiz. Sanki temel bir seyimizi kaybetmisiz de geri alamamaktan korkuyoruz. Neyin eksik oldugunu bilenimizde hakikaten çok az."
Author: Elif Shafak
14. "Ukiishi Mexico City katika daraja la watu wakubwa na wewe na anasa ni marafiki wakubwa, hutapenda kuendesha gari ambayo kila mtu anaendesha mjini. Nunua gari na kuibadilisha kuwa ya kwako. Lisa aliponunua gari yake huko Ejército Nacional Mexicano, Mexico City, katika duka la Ferrari, aliipeleka Los Angeles kwa marekebisho aliyoyataka. Ferrari haikuwa ya kawaida. Mbali na kinga ya risasi ya inchi nne, Ferrari ya Lisa ilikuwa na mwendo mkali na matairi makubwa kuliko Ferrari za kawaida. Ilikuwa na rangi tatu: nyeusi, pinki na njano zilizokuwa zikibadilika kulingana na hali ya hewa; na kadhalika ilikuwa na breki ya upepo kwa nyuma, katika buti ya aluminiamu, kwa ajili ya kuikandamiza chini wakati wa mwendo mkali, ili isiyumbe sana barabarani. Lisa peke yake ndiye aliyekuwa na gari ya namna hiyo Mexico City nzima."
Author: Enock Maregesi
15. "Eu extrapolei o limite e perdemos nossa amizade, você extrapolou o limite e ganhamos nossa inimizade."
Author: Filipe Russo
16. "Na infância eu queria uma amizade satisfatória, na adolescência eu queria um namoro satisfatório e agora eu não sonho mais com alegrias: eu quero apenas condizer comigo."
Author: Filipe Russo
17. "Quero insistir em que o que caracteriza e diferencia a amizade do amor não é a inexistência de trocas eróticas. [...] O que caracteriza a amizade é, antes de tudo, seu caráter de afinidade intelectual, provocando um tipo de aconchego também intelectual, enquanto o amor determina aconchego físico, muito menos discriminado e no qual as afinidades podem ou não existir."
Author: Flávio Gikovate
18. "Tanriyla barisa mi diyorsun? Hayir, Tanriyla barismis degilim. Onunla baris yapmayi da istemiyorum. Tanri dünyayi kötü yaratti, bu dünyayi övmemiz için neden yok, kendisini de övmüsüm ya da yermisim, umrunda degil pek. Dünyayi kötü yaratti Tanri. Ama gögsümdeki agrilarla baristim, bu dogru. Eskiden acilara o kadar katlanamazdim, bazen ölmenin benim için kolay olacagini düsünmüssem de, bir yanilgidan baska sey degildi bu."
Author: Hermann Hesse
19. "Bir gün gelecek, binalarimiz çökecek, otomobiller hurdaya dönmüs olacak, uçaklardan ve roketlerden kurtulmus olacagiz, tekerlegin ve atomun parçalanmasini bulmus olmaktan vazgeçecegiz, mavi tepelerden taze bir rüzgâr esecek ve cigerlerimizi alabildigine dolduracak, ölmüs olacagiz ve soluk alacagiz; bu, hayatin ta kendisi olacak.Çöllerde sular tükenecek, biz yeniden çöllere dönebilecegiz ve vahiylere kulak verecegiz, savanlar, göller ve akarsular ariliklariyla bizi çagiracak, elmaslar kayalarin içinde kalacak ve pariltilari hepimizi aydinlatacak, balta girmemis ormanlar, bizi düsüncelerimizin karanlik ormanindan çekip alacak, düsünmeye ve aci çekmeye son verecegiz; bu, kurtulusun ta kendisi olacak."
Author: Ingeborg Bachmann
20. "Ötekilere yalan söylemesinden hoslaniyordum. Ama bana ayni biçimde davranmamasini isterdim. Bütün bu ölülerin üstünden, çarsilardaki yankesiciler gibi anlasabilecegimizi ve onun en sonunda bana gerçegi söyleyecegini ummustum. Oysa hiçbir sey söylemedi bana, evet, hiçbir sey!"
Author: Jean Paul Sartre
21. "Of all the unusual features of Stargirl, this struck me as the most remarkable. Bad things did not stick to her. Correction: her bad things did not stick to her. If we were hurt, if we were unhappy or otherwise victimized by life, she seemed to know about it, and to care, as soon as we did. But bad things falling on her -- unkind words, nasty stares, foot blisters -- she seemed unaware of. I never saw her look in a mirror, never heard her complain. All of her feelings, all of her attentions flowed outward. She had no ego."
Author: Jerry Spinelli
22. "Part of abandoning the all-or-nothing mentality is allowing yourself room for setbacks. We are bound to have lapses on the road to health and wellness, but it is critical that we learn how to handle small failures positively so that we can minimize their long-term destructive effects. One setback is one setback—it is not the end of the world, nor is it the end of your journey toward a better you."
Author: Jillian Michaels
23. "Belirmekte olan bütünüyle önemli bir sey gözlerimizin önüne gelir, gözlerimiz gibi duygularimiz da onun içine karismak ister ve biz, ah tüm varligimizla kendimizi ona vermeyi, büyük ve muhtesem tek bir duygunun tüm hazziyla dolmayi özleriz. - Ah, oraya vardigimizdaysa, orasi simdi burasi olmussa, her sey her zamanki haline bürünür, zavalliligimizin ve sinirliligimizin içinde kalakaliriz, ruhumuzsa kaçirdigimiz huzura özlem duyar."
Author: Johann Wolfgang Von Goethe
24. "The afternoon breeze would incite to a weird and flabby activity all that crowded mass of clothing, with its vague suggestions of drowned, mutilated and flattened humanity. Trunks without heads waved at you arms without hands; legs without feet kicked fantastically with collapsible flourishes; and there were long white garments, that taking the wind fairly through their neck openings edged with lace, became for a moment violently distended as by the passage of obese and invisible bodies. On these days you could make out that ship at a great distance by the multi-coloured grotesque riot going on abaft her mizzen-mast."
Author: Joseph Conrad
25. "Bran dissera, uma vez, que a confiança era um conceito sem qualquer significado. Mas, se não podíamos confiar, ficávamos sós, porque nem a amizade, nem a sociedade, nem a família, nem a aliança, podiam existir sem confiança. Sem ela ficávamos dispersos, à mercê dos quatro ventos, sem nada a que nos agarrarmos."
Author: Juliet Marillier
26. "Breaking a sweat through our difficulties minimized the likelihood of a crippling injury to our faith."
Author: K. Howard Joslin
27. "Seçimlerimizi yaparken hep yanlisa mi düsürüyordu hayat bizi? Neden hep aradiklarimizi kaybedip, aramadiklarimizi buluyorduk? Umutla beklerken, umutlar azalip azalip, yok olmaya basladiginda, aramaktan vazgeçip buldugumuza razi oluyorduk. Razi oldugumuza tam alismaya basladigimizda ise aradigimiz kisi karsimiza çikiyordu. Allak bullak oluyordu her sey. Ve biz düzeni düzensizlige tercih ediyorduk çogu zaman. Bu yüzden bekledigimizi hak etmedigi yere gönderiyor, razi oldugumuzla, hiç de razi olmadigimiz bir hayat sürüyorduk. Ya ümitlerimiz erken bitiyordu, ya beklediklerimiz geç geliyordu..."
Author: Kahraman Tazeoğlu
28. "In the modern operas that 'Miss Saigon' and 'Les Miz' are, nobody breaks out into song from conventional book dialogue. Everything is sung from beginning to end, including the recitative."
Author: Lea Salonga
29. "Wait here, Miz Meg, and we'll holler when we're undressed and under the covers. We know it don't bother you seein' our backsides since you're a widow and all, but it'd sure bother us… even though you've seen "em before. We kinda like to keep 'em to ourselves"
Author: Lorraine Heath
30. "Mizzy has wandered into the garden. Carole looks contemplatively at him, says, "Lovely boy.""My wife's insanely younger brother. He's one of those kids with too much potential, if you know what I mean.""I know exactly what you mean."Further details would be redundant. Peter knows the Potters' story: the pretty, unstoppable daughter who's tearing through her Harvard doctorate versus the older child, the son, who has, it seems, been undone by his good fortune; who at thirty-eight is still surfing and getting stoned by way of occupations, currently in Australia."
Author: Michael Cunningham
31. "Mizzy has, again, wandered into the garden, like a child who feels no fealty to adult conversation."
Author: Michael Cunningham
32. "Treating a person as a means to an end, and an end moreover which in this case is pleasure, the maximization of pleasure, will always stand in the way of love."
Author: Pope John Paul II
33. "Yanking at my leg, straining every muscle, my customized Gray Ghost rebuilt as a chopper sparks and squeals. My boot catches and I'm flipped. Sliding down E-70 Highway on leather, my gloves scrubbed by the tarmac."
Author: Poppet
34. "Orlando had a Pinto, a car that hadn't been in existence for thirty-plus years. He still hadn't figured out why a strong, strapping werewolf would want one. Orlando said it was because he'd customized it. Painted pink with purple stripes, the younger male could often be found cruising up and down the streets of Wolf Town, with his terrible music blaring out of the windows. The car was a ticking time bomb. Already, more than one werewolf had offered to blow it up. Orlando better enjoy it, Connor doubted he would have it for very much longer."
Author: Rose Wynters
35. "Kendi ruhunun pisligini bu kadar yakindan gören bir adam baskalarinin temiz olacagina inanabilir mi?"
Author: Sabahattin Ali
36. "Demek hayat böyle iki adim ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpali bir denizdi. Tesadüflerin oyuncagi olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardi? Kullanamadiktan sonra gögsümüzü doldurn hisler ve kafamizda kimildayan düsünceler neye yarardi?"
Author: Sabahattin Ali
37. "ÇOCUKLAR GIBIBende hiç tükenmez bir hayat vardi Kirlara yayilan ilkbahar gibi Kalbim hiç durmadan hizla çarpardi Gögsümün içinde ates var gibi Bazi nur içinde, bazi sisteyim Bazi beni seven bir gögüsteyim Kah el üstündeydim, kah hapisteydim Her yere sokulan bir rüzgar gibi Askim iki günlük iptilalardi Hayatim tükenmez maceralardi Içimde binlerce istekler vardi Bir sair, yahut bir hükümdar gibi Hissedince sana vuruldugumu Anladim ne kadar yoruldugumu Sakinlestigimi, duruldugumu Denize dökülen bir pinar gibi Simdi siir bence senin yüzündür Simdi benim tahtim senin dizindir Sevgilim, saadet ikimizindir Göklerden gelen bir yadigar gibi Sözün siirlerin mükemmelidir Senden baskasini seven delidir Yüzün çiçeklerin en güzelidir Gözlerin bilinmez bir diyar gibi Basini gögsüme sakla sevgilim Güzel saçlarinda dolassin elim Bir gün aglayalim, bir gün gülelim Sevisen yaramaz çocuklar gibi"
Author: Sabahattin Ali
38. "Içinde hakikaten sevmek kabiliyeti olan bir insan hiçbir zaman bu sevgiyi bir kisiye inhisar ettiremez ve kimseden de böyle yapmasini bekleyemez. Ne kadar çok insani seversek, , asil sevdigimiz bir tek kisiyi de o kadar çok ve kuvvetli severiz. Ask dagildikça azalan bir sey degildir"
Author: Sabahattin Ali
39. "Bundan sonra hiç kimse sana benim kadar yakin olmayacak. Beraber Almanca ögrenecegiz, ben Ingilizce ögrenmek istiyorum, beraber Ingilizce dersi alacagiz, ben kitaplar tercüme edecegim, bunlari beraber okuyacagiz, neseli ve kederli olacagiz, ne olursa olsun, bütün bunlar hep beraber, hep ikimizin istirakiyle olacak ve baska hiç kimse karismayacak."
Author: Sabahattin Ali
40. "Birbirimize rastlamadan evvelki hayatimiz sahiden birbirimizi aramaktan baska bir sey degilmis... Ne aradigimizi bilmeden aramak... Simdi içim rahat, aradigini bulan ve baska bir sey istemeyen biri gibi sükunet içindeyim... Dünyada bundan büyük bir saadet olur mu?"
Author: Sabahattin Ali
41. "What's a doctor, after all? A legitimized voyeur, a stranger whom we permit to poke fingers and even hands into places where we would not permit most people to insert so much as a finger-tip, who gazes on what we take most trouble to hide; a sitter-at-bedsides, an outsider admitted to our most intimate moments (birth, death...), anonymous; a minor character, yet also, paradoxically, central,especially at the crisis..."
Author: Salman Rushdie
42. "The art is in evolving to such a receptive consciousness, which is aligned to enjoyment and fruition in both ways – expecting and planning the randomizations for ‘specific' joys as well as designing joys in ‘generic' randomizations. True love lands you in a consciousness, which relishes the joys of this rainbowish dualism best."
Author: Santosh Jha
43. "Mizzenmast," bellowed Caldris, and Locke and Jean both fetched up short, breathing heavily."Ship doesn't bloody have one," said Locke. "Just foremast and mainmast!""Oh, clever you! You've undone my subtle ruse, Master Kosta. Get your bloody uniform and we'll let you act the peacock for a few hours."
Author: Scott Lynch
44. "When heuristics don't yield the results we expect, you'd think we would eventually realize that something's wrong. Even if we don't locate the biases, we should be able to see the discrepancy between what we wanted and what we got, right? Well, not necessarily. As it turns out, we have biases that support our biases! If we're partial to one option—perhaps because it's more memorable, or framed to minimize loss, or seemingly consistent with a promising pattern—we tend to search for information that will justify choosing that option. On the one hand, it's sensible to make choices that we can defend with data and a list of reasons. On the other hand, if we're not careful, we're likely to conduct an imbalanced analysis, falling prey to a cluster of errors collectively known as "confirmation biases."
Author: Sheena Iyengar
45. "Redistricting is a deeply political process, with incumbents actively seeking to minimize the risk to themselves (via bipartisan gerrymanders) or to gain additional seats for their party (via partisan gerrymanders)."
Author: Thomas E. Mann
46. "Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göge bakalimTuttukça güçleniyorum kalabalik oluyorumBu senin eski zaman gözlerin yalniz gibi agaçlar gibiSularim isinsin diye bakiyorum isiniyorSeni aldim bu sunturlu yere getirdimSayisiz penceren vardi bir bir kapattimBana dönesin diye bir bir kapattimSimdi otobüs gelir biner giderizDönmeyecegimiz bir yer begen baska türlüsü güçBir ellerin bir ellerim yeter belleyelim yetsinSeni aldim bana ayirdim durma kendini hatirlatDurma kendini hatirlatDurma göge bakalim"
Author: Turgut Uyar
47. "Halbuki korkulacak hiç bir sey yoktu ortaliktaHer sey naylondandi o kadarVe ölünce bes on bin birden ölüyorduk günese karsi.Ama geyikli geceyi bulmadan önceHepimiz çocuklar gibi korkuyorduk"
Author: Turgut Uyar
48. "E nevoie de un du?man ca sa-i dai poporului o speran?a. Cineva a spus ca patriotismul e ultimul refugiu al canaliilor: cine nu are principii morale se înfa?oara de obicei într-un steag, iar bastarzii fac întotdeauna apel la puritatea stirpei lor. Identitatea na?ionala este ultima resursa a dezmo?teni?ilor. Or, sim?ul identita?ii se întemeiaza pe ura, ura împotriva celui ce nu-i identic. Trebuie sa cultivi ura ca patos ceta?enesc. Du?manul e prietenul popoarelor. E nevoie oricând de cineva demn de a fi urât ca sa te sim?i justificat în propria-?i mizerie. Ura este adevarata pasiune primordiala. Iubirea reprezinta o situa?ie anormala."
Author: Umberto Eco
49. "Sometimes customizing is necessary because of an injury or the inability to do, for a short or long period, the kind of exercise you formerly did. When you're used to customizing for fun, doing it under duress won't seem like such an imposition. Either way, experiment until you find activities that make you happy as well as healthy. Choose your exercise using the same criteria you'd apply to choosing a date--that is, attractive to you and able to hold your interest for an hour."
Author: Victoria Moran
50. "What is it in people, or just in people like me, that would rather let a lie go by, would rather wish it away or minimize it, than point it out and cause the liar embarassment?"
Author: Walter Kirn

Miz Quotes Pictures

Quotes About Miz
Quotes About Miz
Quotes About Miz

Today's Quote

Children have in the past and continue to influence policy makers."
Author: Carol Bellamy

Famous Authors

Popular Topics