Top Siy Quotes

Browse top 71 famous quotes and sayings about Siy by most favorite authors.

Favorite Siy Quotes

1. "Biriyle yüz yirmi yil bir arada yasasak,bize ne düsündügümüzü sorsalar,onun karmasik kisiliginin hakkini vermemiz ve "Onu henüz tanimaya basladim" diye yanitlamamiz gerekir.Ancak bunun yerine,biriyle tanistiktan iki dakika sonra bir izlenim olusur zihnimizde: "Ondan hoslandim/ Ondan hoslanmadim".Biyolojik bir ihtiyacin ilkel kalintisidir bu tepki;magara adami,birisiyle karsi karsiya geldiginde onun dost mu düsman mi oldugunu bir bakista anlamak zorundadir."
Author: Alain De Botton
2. "Ne olursa olsun, her seyin anlamsiz oldugu, her seyden umut kesmek gerektigi düsüncesiyle nasil kalir insan? Her seyin anlamsiz oldugunu söyledigimiz anda bile anlamli bir sey söylemis oluyoruz. Dünyanin hiçbir anlami yoktur demek, her çesit deger yargisini ortadan kaldirmak olur. Ama, yasamak ve örnegin, yiyip içmek kendiliginden bir deger yargisidir. Ölmeye yanasmadigi sürece, insan yasamayi seçiyor demektir. O zaman da, görece de olsa, yasamaya bir deger veriyoruz demektir. Umutsuz bir edebiyat ne demek olabilir? Umutsuzluk susar. Kaldi ki susmak bile, eger gözler konusuyorsa, bir anlam tasir. Gerçekten umutsuzluk can çekisme, mezar ya da uçurumdur. Umutsuzluk konustu mu, hele yazdi mi, hemen bir kardes el uzanir sana, agaç anlam kazanir, sevgi dogar. Umutsuz edebiyat sözü birbirini tutmayan iki sözdür. Çünkü edebiyat olan her yerde umut vardir."
Author: Albert Camus
3. "Ve ben, bu gece, yasamin belirli bir saydamligi karsisinda hiçbir seyin önemi kalmadigi için kisinin ölmek isteyebilmesini anliyorum. Bir insan aci çeker, mutsuzluk üstüne mutsuzluga ugrar. Katlanir bunlara, yazgisini benimser, iyice yerlesir içine. Saygi görür. Sonra, bir aksam, hiç: bir zamanlar çok sevdigi bir dostuna rastlar. Dostu biraz dalgin konusur onunla. Eve dönünce, adam kendini öldürür. Sonra gizli dertlerden, bilinmeyen acilardan söz edilir. Hayir. Ille de bir neden gerekirse, dostu kendisiyle dalgin konustugu için öldürmüstür adam kendini."
Author: Albert Camus
4. "Orijinallik tuhaf bir seydir, Kat bunu biliyordu. Biri tasin üzerine bir sekil oyar. Bir makine paranin üzerine ölmüs bir baskanin resmini basar. Bir sanatçi bir tuvali boyar. Ressamin kim oldugu gerçekten önemli midir? Sahte Picasso resmi gerçeginden daha az mi güzeldir? Belki böylece düsünen sadece kendisiydi, ama Kat öyle oldugunu sanmiyordu.(syf. 71)"
Author: Ally Carter
5. "Bohemya Kralligi'ni tehdit eden büyük bir skandalin ve Sherlock Holmes'un bir kadinin zekasina yenilmesinin hikayesiydi bu. O günden beri bir daha kadinlarin zekasiyla ilgili espriler yaptigini duymadim. Ayrica Irene Adler'den veya fotografindan her zaman övgüyle söz etti."
Author: Arthur Conan Doyle
6. "Karsiliksiz veya söylenmemis bir aski olan genç kadin ya da erkek, asik oldugu kisinin hayatini is edinen bir dedektiflik bürosu kurar. Küçük parçalarini bildigi o hayatin bütününü görmek için ugrasir, çildirir. Çünkü ortaya çikacak bütünde kendi yerinin ne oldugunu ölesiye merak eder."
Author: Baris Biçakçi
7. "Sana dogru yuvarlanan yumagin kedisiyim ben."
Author: Baris Biçakçi
8. "Makakapili ka ng lugar na uupuan mo, pero hindi mo mapipili ang taong uupo sa puwang sa tabi mo... Ganyan ang senaryo sa bus. Ganyan din sa pag-ibig... Lalong 'di mo kontrolado kung kelan siya bababa."
Author: Bob Ong
9. "Ama ya yanlis türde bir sevgiye düserseniz? Ya kazara o kisiye asik olmak dünyanin en igrenç seyi oldugu için hayatta kimselere bahsedemeyeceginiz türde bir sevgiye düserseniz? Ölesiye derine gömmek zorunda oldugunuz için neredeyse kalbinizi bir kara delige dönüstüren br sevgiye? Daha derine ittiginiz ama ne kadar çabalasaniz da, bogulup gitmesi için umut etseniz de bir türlü basinizdan gitmeyen bir sevdaya? Yok olup gidecegine, daha da büyüyen, zamanla kocaman olup bütün varliginizi kaplayan ve sonunda sizin ta kendiniz olan, size dönüsen. Gördügünüz ya da düsündügünüz her seyi sizi o sevmemeniz gereken insana geri götürüyorsa?"
Author: Carol Rifka Brunt
10. "Beyazlardan biri bana:- "Beyazlardan önce siyahlar dünyaya geldiyse o zaman hak iddia edebilirler," dedi. "Ama ne beyazlar ne de siyahlar köklerinin nereden geldigini bilmiyorlar."Sadece beyazlar üstünlük iddiasinda. Ama beyazin üstünlügü nereden geliyor? Zenci içiyorsa beyaz da içiyor. Beyazin tutuldugu hastaliga zenci de tutuluyor. Beyaz acikirsa, zenci de acikiyor. Tabiat ayrilik gözetmiyor."
Author: Caroline Maria De Jesus
11. "Yemegi masaya getirince Jaoa gülümsedi. Fasulyelerin siyah oldugunu hiç biri farketmedi. Hayatimiz da kara, etrafimizi saran her sey de kara, ondan olacak."
Author: Caroline Maria De Jesus
12. "Iki düsünceli, üç düsünceli adamlar var.Bir düsüncesiyle düne kadar getirdikleri yargilari bir anda degistiriverirler; sakli tuttuklari (Kimi zaman da unutmus olduklari) ikinci, üçüncü düsünceye dayanmaya çalisirlar."
Author: Cemal Süreya
13. "Acilari dev aynasinda büyüten rezil bir hassasiyetim var."
Author: Cemil Meriç
14. "Kalbime bir biçak saplanmis gibi hissediyordum ve basimdan geçen tüm olaylara ragmen hâlâ incitilmek için sonsuz ve engellenemez bir potansiyelim oldugunu kesfetmistim."
Author: Chuck Palahniuk
15. "Insanin duymayi istedigi sesin kalbine yapabilecekleri çok ilginçti. Az önce üç kelime söylemisti ama bu süre içinde kalbim parçalanmis, dogranmis ve tekrar çarpmayi bilecegi beklentisiyle gögüs kafesime geri koyulmustu."
Author: Collen Hoover
16. "Anlamiyor musun? Nefesimi kesiyorsun sen."
Author: Corrine Jackson
17. "Yakinda hipotermi baslayacakti. Kan önemli iç organlari korumak için vücudun içlerine çekilirken kollar ve bacaklarda hafif bir uyusukluk seklinde kendini gösterecekti. Nabiz ve solunum yavaslayip, beyni oksijensiz birakirken çilginca halüsinasyonlar bas gösterecekti. Ardindan vücut geri kalan isiyi koruyabilmek için son bir gayretle kalp ve solunum hariç tüm organlarin çalismasini durduracakti. Bunu bilinçsizlik takip edecekti. Sonunda, beyindeki kalp ve solunum merkezleri ayni anda fonksiyonlarini kesecekti."
Author: Dan Brown
18. "Hazmedememisti Iskender bu ihaneti. Sevip de kandirmayi. Insanin cani kadar sevdigi birini oyuna getirebilecegi aklinin ucundan dahi geçmemisti. O güne dek bilmezdi, birine bütün kalbinle muhabbet besleyip yine de onu incitmek istemenin mümkün olabilecegini.Sevginin ve askin karmakarisik halleri üzerine aldigi ilk hayat dersiydi bu."
Author: Elif Shafak
19. "Ukiishi Mexico City katika daraja la watu wakubwa na wewe na anasa ni marafiki wakubwa, hutapenda kuendesha gari ambayo kila mtu anaendesha mjini. Nunua gari na kuibadilisha kuwa ya kwako. Lisa aliponunua gari yake huko Ejército Nacional Mexicano, Mexico City, katika duka la Ferrari, aliipeleka Los Angeles kwa marekebisho aliyoyataka. Ferrari haikuwa ya kawaida. Mbali na kinga ya risasi ya inchi nne, Ferrari ya Lisa ilikuwa na mwendo mkali na matairi makubwa kuliko Ferrari za kawaida. Ilikuwa na rangi tatu: nyeusi, pinki na njano zilizokuwa zikibadilika kulingana na hali ya hewa; na kadhalika ilikuwa na breki ya upepo kwa nyuma, katika buti ya aluminiamu, kwa ajili ya kuikandamiza chini wakati wa mwendo mkali, ili isiyumbe sana barabarani. Lisa peke yake ndiye aliyekuwa na gari ya namna hiyo Mexico City nzima."
Author: Enock Maregesi
20. "Dati naman akong masaya bago pa siya dumating. Mas sumaya nga lang nung dumating siya. Pero bakit nung umalis siya, hindi na ako naging kasinsaya gaya ng dati bago pa siya dumating? Hindi kaya dahil imbes na isama ko siya sa daigdig ko, siya ang ginawa kong daigdig? Kung naging masaya ako bago siya dumating, pwede rin akong maging masaya kahit wala na siya. Hindi siya ang dahilan ng pag-inog ng mundo ko, hindi rin dapat siya ang dahilan ng pagtigil nito."
Author: Eros Atalia
21. "Di ko alam kung paano ie-explain, pero, para sa akin, ang bag ng babae ay simbolo ng kanyang daigdig. The mere fact na nag-decide ang babae na yun ang laman at bigat ng bag niya, 'yun ang personal nyang mundo. Kaya niya dinala yun kasi yun ang kaya nyang dalhin. Anytime, anywhere. Nadadala niya yun from point A to point B. Pero kapag nakakita na ng lalake, dapat lalake na ang magpatuloy ng pagdadala from point B to point C? Kapag umalis ba ang babae mula sa kanyang bahay, aware siya na may lalakeng magbibitbit ng bag niya? I don't think so. Even without the guy, dadalhin pa rin naman ng babae yun kahit saan siya magpunta. Kaya ako, hinahayaan ko lang bitbitin ng babae ang kanyang bag. Gusto kong sabihin sa kanya na with or without me, or each other, tuloy lang ang pagbibitbit ng mundo, ng kani-kaniyang daigdig."
Author: Eros S. Atalia
22. "May choice naman yata ako na hindi umasa sa pagbabalik ni Jen. Na kalimutan na siya nang tuluyan at maghanap na ng iba o mahanap ako ng iba. O pwedeng ako lang at wala na siya sa sistema ko. Dati naman akong okay nung wala pa siya. Dapat okay pa rin ako kahit wala na siya. Pero choice ko yata na pahirapan ang sarili ko. At sa ginagawa kong pagpapahirap sa sarili ko, parang nasisiyahan ako. Masaya yata ako na nahihirapan akong mahalin siya mula sa kawalan. Teka, kung masaya ako kahit nahihirapan ako... hindi kaya mas mahal ko ang sarili ko kesa sa kanya? Kung pinipilit ko siyang magstay para maging masaya ako pero hindi naman siya masaya, hindi rin ako magiging masaya. Kung masaya siya na malaya siya at masaya ako na masaya siya, teka uli... ultimately, ako ang sumasaya sa lahat ng ito? Dapat akong maging masaya! Bakit hindi ako masaya? Masaya ba ako o may sayad na?"
Author: Eros S. Atalia
23. "Bir de benim gibi zavalli hayalperestin hayatina bak! Öldüresiye monoton, gölgelerin, hayallerin, uydurma düsüncelerin tutsagi bir hayat. Kalbi çekilmez iskencelerle dolduran, hep kara bulutlarla kapli, günes yüzü görmemis bir hayat! Oysa bu zavalli Petersburglunun da herkes gibi günese ihtiyaci var; günessiz görülmüs rüyalarin bile degeri yok! Isin en acisi, en sonunda hayal alemi de o çok güvendigimiz, sonsuz sandigimiz alem- yavas yavas yorulmaya, eski canliligini kaybetmeye basliyor. Bütün rüyalarimizi üstüne kurdugumuz düsünceler eskimeye baslayip, yerine yenilerini de koyamayinca, hayal alemi de yikilip yerle bir oluyor ve geride kala kala çali çirpi ve toz kaliyor fakat yasayabileceginiz tek hayat hayal alemiyse, sizi bekleyen baska bir hayat yoksa, ne yapacaksiniz?"
Author: Fyodor Dostoyevsky
24. "Atilla Josef istasyonunda indim trendenuzandim hayatin üstüne boylu boyuncailk maasimi almistim son defa Sirket-i Hayriye'dendeniz ve tren; ikisiyle de siire giderdim ben"
Author: Haydar Ergülen
25. "Bu bencil dünyada bir sürü insan size duygularla ilerlenemeyecegini, ahlak kurallarina fazla saygi göstermenin yürüyüsü geciktirdigini söyleyeceklerdir; kendisine hiçbir yararlari olmadigi bahanesiyle, bir küçügü inciten, yasli bir kadina karsi kabalik suçu isleyen, iyi bir yasli adamin yaninda bir sikintiya katlanmaya yanasmayan, görgüsüz, bilgisiz ya da gelecegi göremeyen insanlar göreceksiniz; daha sonra, bu adamlarin kirip geçemeyecekleri dikenlere takildiklarini, hiç ugruna yasamlarini yaktiklarini göreceksiniz; oysa görev kuramina erkenden alismis insan hiçbir engelle karsilasmayacaktir; belki de o denli çabuk erisemeyecektir amacina, ama yeri saglam olacak, ötekilerinki yikildigi zaman onunki kalacaktir."
Author: Honoré De Balzac
26. "Nedir bürokrasimizdeki en büyük degisme?"American Spoil System" dedikleri, her gelen iktidarin hademeye kadar adam degistirmesidir. Bu, Cumhuriyetle gelmedi. Imparatorluktan Cumhuriyete geçtigimiz zaman böyle bir uygulama yapilmadi. Bu ne zaman geldi? 1970'lerin sag-sol kavgasi içinde; MC (Milli Cephe) hükümetleri, CHP koalisyonlari devrinde ortaya çikti. Herkes tepeden tirnaga degistiriyordu bürokrasiyi. Ve o bürokrasinin, kalemin içinde yetisen insanlari dislayarak yapiyordu bunu.Mesela bizim üniversitemizin, verimsiz, ise yaramayan üyelerini bürokrasiye aktarmasi gibi bir gelenek dogdu 1970'lerden itibaren. Fransa'da hiçbir ciddi profesörü kalkip bir yere müstesar yapamazsin. Adamin böyle bir seye vakti yoktur. Mesela kültür müsaviri olur, ama büyükelçi olur bir ara, devamli bürokraside kalmaz."
Author: Ilber Ortayli
27. "Burada, benim bulundugum çevrede, Macar Sokagi 6 ve 9 numaralar arasinda, acilar ve agrilar giderek hafiflemekte; kanser ve tümör, astim ve enfarktüs, ates, enfeksiyonlar ve bayginliklar, dahasi bas agrilari ve hava degisikliginin yol açtigi rahatsizliklar bile güçlerini yitirmis durumda, ve ben kendime, bilim adamlarini bu basit çareden haberdar etmek görevim degil mi, diye soruyorum, o zaman, bütün hastaliklari sürekli gelistirilen ilaçlarla ve iyilestirme yöntemleriyle iyi edebilecegi görüsünde olan bilim, ileriye dogru büyük bir adim atabilirdi."
Author: Ingeborg Bachmann
28. "O birisi birisiyle çavdar tarlasinda karsilasir seklinde dedi. Biliyorum bu Robert Burns'un siiri.Evet hakliydi.O "Birisi birisiyle çavdar tarlasinda karsilasirsa". Bilmiyordum. Ben onu birisi birisini çavdar tarlasinda yakalarsa zannediyordum, dedim. Her neyse, gözümün önüne bu büyük çavdar tarlasinda oynayan küçük çocuklari getiriyorum.Binlerce küçük çocuk ve baska hiçkimse yok -büyükleri kastediyorum- benim disimda.Çilgin bir uçurumun basinda oturuyorum. Ne yapmaliyim, bir yerlerden oraya nereye kostuklarinin farkinda olmadan, uçurumdan atlayacaklarindan habersiz gelen çocuklari yakalamaliyim. Bütün gün bunu yapmak isterdim. Ben kesinlikle sadece çavdar tarlasinda bir yakalayici olmak isterdim.Biliyorum bu gerçekten çilginca ama gerçekten benimseyebildigim tek fikir bu.Biliyorum bu delice."
Author: J.D. Salinger
29. "Kapag punuan ang jeep at nagkataon na sinungaling ang driver sa pagsasabing "Lima pa, maluwag na maluwag pa yan", merong bagong sakay na pasahero ang bigla nalang tutuwad sa harap mo, sa pag-aakalang uusog ka, upang siya'y makaupo. Napaka awkward ng feeling, habang pinagmamasdan mo siya sa ganun posisyon pero wala ka namang magawa dahil puno na nga ang upuan. Doon mo nalaman kung anong feeling ng isang arinola."
Author: Jayson G. Benedicto
30. "Deborah'in, insan maddesi tasisa bile, kendisiyle insan irkinin öteki üyeleri arasindaki mesafenin ne denli büyük geldigini bu insanlara anlatmasi olanaksizdi."
Author: Joanne Greenberg
31. "Gerçekte, uykudan uyanip da kendi kendisiyle karsilasmayan insan yoktur."
Author: Jorge Luis Borges
32. "Pinag-uusapan siya ng lahat dahil mayaman... Bumabalik ang mga sundalo mula sa mga kampanya, may sakit at sugatan, ngunit walang dumadalaw sa kanila!"
Author: José Rizal
33. "Upang matawag na isang dakilang kritiko, wala nang hihigit pa sa pagpapamalas ng kawalang-kasiyahan sa lahat ng bagay."
Author: José Rizal
34. "Benim rotam, üstüme yagan tüm bu yagmurda peçeteden yapilmis bir semsiye kadar kullanisli."
Author: Karen Marie Moning
35. "Devrimler, seçkinlere karsi kendiliginden isyanlardan daha fazlasina ihtiyaç duyar. Devrimler, sadece yöneticinin veya birkaç yasanin degismesiyle yetinmeyen, ama asagidan yukariya toplumun her yönünü kavrayan yeni bir etik sistem getirmeye çalisan bir toplumsal kesimin varligini gerektirir."
Author: Mark Steel
36. "Magandang isipin ang kasiyahan… pero minsan mas magandang isipin ang kalungkutan, dahil doon mo makikita ang mga dumamay sa iyo at ang mga tunay mong kaibigan na nagmamahal sa iyo."
Author: Monz
37. "Onu öldürmelisin." Lijuan'in göz bebekleri oburca büyürken gözlerini siyah alevler doldurdu. Yüzü, alev almis bir kurukafa gibi görünüyordu. "Onu öldürmezsen, duvarlarinin ne zaman çökecegini asla kestiremezsin.""Peki onu öldürmezsem ne olur?""O seni öldürür. Seni bir ölümlüye dönüstürür." sy 140"
Author: Nalini Singh
38. "Selim, insanin yaratici hayal gücünü öldürüyordu. Kambur durusu, daginik saçlari ve ütüsüz elbisesiyle Selim, insani can sikintisi ve ümitsizlige sürüklüyordu. Insan ona bakinca, gerçi bir süre kendinden memnun oluyordu; fakat sonunda cani sikiliyordu."
Author: Oğuz Atay
39. "Kapidan çikarlarken üstlerine semsiye tutuluyordu; zaten arabaya kadar iki adimlik bir yoldu. Bu nedenle ince pabuçlar giyebiliyorlardi. Nedense bizim ince pabuçlarimiz, hemen nasir yapiyordu ayaklarimizda; üstelik bulutlarin yagmuruna ve sokaklarin tozuna dayanmiyordu. Bizler, birer zengin karikatürü gibi dolasiyorduk ortalarda. ( Onlar görünmeden dolasiyorlardi.) Ayakkabilardan nasirlarimiz, gömleklerden killarimiz, daracik pantalonlarimizdan mendillerimiz ve paralarimiz ve cep defterlerimiz firliyordu. Ayakkabilarimizin burnu taslara takiliyordu. Onlar, kapidan arabaya, arabadan kapiya, rihtimdan motora bir rüya gibi kayarak gidiyorlardi. Sanki bir tünelin içinde, bize görünmeden dolasiyorlardi."
Author: Oğuz Atay
40. "Hepimiz, ama hepimiz köleyiz Will Henry...Bazilarimiz korkunun kölesiyiz.Bazilarimizda mantigin ya da en ilkel arzularimizin kölesiyiz. Köle olmak kaderimiz. Will Henry, asil mesele neye inanacagimiz.Gerçege ya da yalana mi bagli kalmaliyiz, umuda ya da çaresizlige mi, yoksa isiga ya da karanliga mi? Ben isiga hizmet etmekten yanayim, ama ne yazik ki çogu zaman kendimi karanlikta buluyorum."
Author: Rick Yancey
41. "Ang Pilipino ay pinaghalohalo-halong dugo. Sumasamba kay Buddha at kay Kristo at sa mga anting-anting at Feng Shui. Sa dami ng nagsasabi sa kanya kung ano siya, nakakalimutan na nya kung sino siya."
Author: Ricky Lee
42. "Kumplikado ang tao, lalo na ang mga bakla, hindi siya dapat ikahon sa labels."
Author: Ricky Lee
43. "Ang Pilipino sabi ni Trono kay Giselle, at sa kumpulan ng mga kinkilig na kababaihan, ay pinaghalo-halong dugo. Sumasamba ng sabay-sabay kay Buddha at kay Kristo at sa mga anting-anting at Feng Shui. Sa dami ng nagsasabi sa kanya kung ano siya, nakalimutan na niya kung sino siya."
Author: Ricky Lee
44. "Hiçbiri insani insan yapan seyin sahsiyet oldugunu, bütün ilimlerin, bütün tecrübelerin yalniz bunu temine yaradigini anlamamistir."
Author: Sabahattin Ali
45. "Ikimiz de fazla konusmayi sevmiyenlerdeniz.O bu kadar konustugumuza bile pisman gibiydi.Balikçi dedigin kendi kendisiyle konusan adamdir,diyecegim ama,yanlis olur.Dogrusu balikçi kisminin geveze olmayisidir.Balikçinin gevezesine hiç rastlemadim.Sonunda söyle bir neticeye vardim:Insan balikçi ise geveze degildir.Geveze ise balikçi degildir.Ama lüzumu olunca da konusmali."
Author: Sait Faik Abasıyanık
46. "Kadini götürüp mutfaga ya dasüslenme odasina kapatiyor, sonra da ufkunun darligina sasiyoruz; kanatlarini kesiyoruz, sonra, uçamiyor diye yakiniyoruz."
Author: Simone De Beauvoir
47. "Dar görüs, beyin egodan daha az enerjik oldugunda çogalan optik bir mantar yüzünden olusur. Siyasete maruz kalinca karmasik bir hal alir. Iyi bir düsünce, siradan dar görüsün filtre ve kompresörlerinden geçirilince öte taraftan ölçü ve deger açisindan azalmis olarak çikmakla kalmaz, yeni dogmatik biçimlenimiyle baslangiçta niyetlenilenin tersi etkiler üretir.Iste bu sekilde, Isa Mesih'in sevgi dolu düsünceleri, Hiristiyanlik'in kötülük saçan kliseleri haline gelmistir. Iste bu nedenle, tarihteki neredeyse her devrim basarisizliga ugramistir: Ezilenler iktidari ele geçirir geçirmez "devrimi korumak" için totaliter taktiklere basvurarak ezenlere dönüsürler. Iste bu nedenle, önyarginin ortadan kalkmasini arzulayan azinliklar hosgörülerini yitirir, baris arzulayan azinliklar militanlasir, esitlik arzulayan azinliklar kendilerini üstün görmeye baslar ve özgürlesmeyi arzulayan azinliklar saldirganlasir (kendini baski altinda tutmanin ilk belirtisi gergin bir kiç deligidir)."
Author: Tom Robbins
48. "Elbet hep böyle geçmeyecek ömrüm, biliyorumBu çesit yasamak, zor.Kimbilir Tanrim, kimbilirHangi güzel yerde beni,Hangi ölesiye sevda bekliyor?.."
Author: Turgut Uyar
49. "Sairin bana siirinde okudugu Troya'nin dususu hikayesinde kralin kizi Cassandra olacaklari onceden goruyor ve Troyalilarin buyuk ati sehre sokmalarini onlemeye calisiyor, ama onu kimse dinlemiyordu: Uzerrindeki lanetti bu, hakikati gorecek, bunu soyleyecek, ama onu kimse duymayacakti. Erkeklerden ziyade kadinlarin uzerindeki bir lannetir bu. Erkekler hakikatin kendilerine ait olmasini, kendi kesifleri, kendi mulkleri olmasini ister."
Author: Ursula K. Le Guin
50. "Ah ! Acaba günes batmadan ölecegim dogru mu? Gerçekten mi? Bu ben miyim? Disaridan kulagima gelen bu çigliklar, rihtimda kosusan su sevinçli insan kalabaligi, kislalarinda hazirlanan su jandarmalar, su siyah giysili rahip, su kirmizi elbise giymis adam, bütün bunlarin hepsi benim için hazirlaniyor! Ölecek olan benim için ! Su anda burada duran, yasayan, hareket eden, nefes alip veren, bütün masalara benzeyen bu masanin önünde oturan ve su anda baska bir yerde olabilecek ben; dokunan ben, hisseden ben, burusuk giysili ben!"
Author: Victor Hugo

Siy Quotes Pictures

Quotes About Siy
Quotes About Siy
Quotes About Siy

Today's Quote

I perceive that I am neither a planter of the backwoods, pioneer, nor settler there, but an inhabitant of the Mind, and given to friendship and ideas. The ancient society, the Old England of New England, Massachusetts for me."
Author: Amos Bronson Alcott

Famous Authors

Popular Topics