Top Tutu Quotes

Browse top 90 famous quotes and sayings about Tutu by most favorite authors.

Favorite Tutu Quotes

1. "Kierkegaard poate sa strige, prevenindu-ne: «Daca omul n-ar avea o constiinta eterna, daca, în adîncul a toate, n-ar exista decît o putere salbatica si clocotitoare dînd nastere, în vîrtejul unor întunecate patimi, tuturor lucrurilor, celor marete si celor neînsemnate, daca sub lucruri s-ar ascunde haul fara fund pe care nimic nu-1 poate umple, ce-ar fi viata altceva decît disperare?» Acest strigat nu-1 va putea opri din drum pe omul absurd. A cauta ceea ce e adevarat nu înseamna a cauta ceea ce ai dori sa gasesti. Daca, pentru a scapa de întrebarea înspaimîntata : «Ce-i oare viata?», trebuie, ca si magarul, sa te hranesti cu trandafirii iluziei, spiritul absurd, decît sa se resemneze la minciuna, prefera sa adopte fara sa ezite raspunsul lui Kierkegaard: «disperare»."
Author: Albert Camus
2. "I grab my bag and open the door, trying to ignore him. But ignoring Gray Porter is like ignoring an elephant in a tutu. A really hot elephant-in a very manly tutu."
Author: Anne Eliot
3. "Ignoring Gray Porter is like ignoring an elephant in a tut. A really hot elephant in a tutu... a very manly tutu." -Jess"
Author: Anne Eliot
4. "Diminea?a suntem normali, dupa-amiaza cam tot a?a, cu unele excep?ii, dar seara dorin?a de peste zi, fericirea ?i deliciile tuturor da?ilor precedente redevin vii ?i nu mai facem altceva decât sa ne gândim unul la celalalt."
Author: Anne Frank
5. "Tot ceea ce ne depaseste azi într-o zi va fi un lucru pe întelesul tuturor, obisnuit."
Author: Anton Chekhov
6. "Ask ile edebiyat arasinda kendince bir iliski kurmustu Hasan da, diger bütün kahramanlar gibi. Önce askini (büyük) göstermek için basvurmustu edebiyata. Duygularini abartan birkaç siir, sabahlari derse girmeden önce Pervin'in eline tutusturdugu özlem, pismanlik, kizginlik mektuplari, ünlü edebiyatçilari askinin sözcüsü yapan alintilar... Sonunda da karsiliksiz askindan arta kalanin süslü tasviri. Yazdigi her seyi çok seviyordu, belki Pervin'den de çok. Ask ile edebiyat arasinda bir tercih yapmis ve kendisini seçmisti."
Author: Baris Biçakçi
7. "Jangan bertutur terlalu cepat, nanti terucapkan hal-hal yang belum kau pikirkan. Kau boleh mengatakan semua, tetapi ucapkanlah itu dengan teratur dan dengan bahasa yang jelas."
Author: Daoed Joesoef
8. "I think it's useful to experience other types of dance and other cultures, and the life of a classical dancer these days is certainly not all tutus! So experience of other dance forms is a good idea."
Author: Deborah Bull
9. "Tak setiap kenangan pertama layak terlontar, apalagi di depan seseorang yang telah resmi disatukan dalam pernikahan. Seharusnya kenangan itu tetap menjadi rahasia diri, dipendam dalam relung benak terdalam, ditutup dengan kunci berlapis, dan hanya dibuka jika sedang sendiri."
Author: Dian Nafi
10. "Müsaadenle bir hikâye anlatayim?" dedi Sems. Ve iste sunu nakletti. Vaktiyle biri Farisi, biri Arap, biri Türk, biri Rum dört ortak varmis. Ellerine geçen parayla ne yapacaklarina karar verememisler. Farisi, "Haydi, 'engür' alalim" demis; Arap'sa "O da ne öyle, istemem; 'ineb' alalim" demis; Türk'se tutturmus "Üzüm de üzüm" diye; bu arada Rum kararliymis, "Geçin hepsini, 'ingabil' alacagiz" demis. Çok geçmemis, kafadarlar kavgaya tutusmus. Nihayet dördünün de ayni seyi istediklerini anlamislar. Ama bu sefer yeni bir tartisma çikmis aralarinda. Her biri kendi üzümünü begenirmis. Biri kara, biri yesil, biri sari, biri mor üzüm salkimi tasirmis. Hepsi kendi üzümünü yere göge koyamazmis. Neyse ki oradan gönüllere tercüman bir Sufi geçiyormus. Kavga ettiklerini duyunca dört saticidan birer salkim üzüm almis, bir kaba koyup üzümleri ezmis. Üzümün suyunu çikarip kabugunu atmis. Çünkü aslolan meyvenin özüymüs, posasi degil."
Author: Elif Shafak
11. "Am întors spatele filozofiei cînd mi-am dat seama ca e cu neputinta sa descopar la Kant vreo slabiciune omeneasca, vreo urma adevarata de tristete; la Kant si la toti filozofii. In raport cu muzica, cu mistica si poezia, activitatea filozofica e hranita de o seva sub¬tiata si de o profunzime suspecta, care nu-i ademe¬neste decît pe oamenii timizi sau caldicei. De altfel, filozofia — neliniste impersonala, refugiu în preajma unor idei anemice — e solutia tuturor celor care fug de exuberanta corupatoare a vietii. Aproape toti filo¬zofii au sfîrsit bine: iata supremul argument îm¬potriva filozofiei. Sfîrsitul lui Socrate însusi nu are în el nimic tragic: e o neîntelegere, sfîrsitul unui pedagog — iar Nietzsche s-a prabusit doar ca poet si vizionar: el si-a ispasit extazele, nu rationamentele."
Author: Emil Cioran
12. "Kujiingiza katika madawa ni matokeo ya maisha. Hatutumii madawa ya kulevya. Madawa ya kulevya ni sisi wenyewe; tunahitaji kusaidiwa."
Author: Enock Maregesi
13. "I'm really not into that super-crazy-colour, smiley-faces-on-the-front-of-your-dress look. That's not my thing. You're not going to see me in pink. Or anything frilly. Or a tutu. Or bows."
Author: Erin Wasson
14. "The writer,' said Donald Barthelme, 'is one who, embarking upon a task, does not know what to do.' In this mode of not-knowing, the thick-torsoed, literal, and crew-cut mind is moved to the sidelines in favor of the swinging, perceptive, light-footed, tutu-wearing subconscious."
Author: George Saunders
15. "Ölümün için her sey çoktan hazir: Seni öldürecek top güllesi çok uzun zaman önceden eritilip döküldü, tabutunun pesinden aglayacak olan kadinlar çoktan tutuldu."
Author: Georges Perec
16. "O günlerde yayincilik dünyasi için internet, bir kösede tutulan egzotik bir evcil hayvandan ibaretti."
Author: Gillian Flynn
17. "Salah satu pintu kebahagian tertutup, pintu yang lain terbuka. Hanya sering kali kita terpaku begitu lama pada pintu yang tertutup sehingga tak melihat yang telah terbuka untuk kita"
Author: Helen Keller
18. "Ne güvenli ne bayagi ne de çok görkemli olun, bu tutumlarin üçü de insani gözden düsürür. Fazla güven saygiyi azaltir, bayagilik küçümsenmenize yol açar, fazla çaba da sömürülmenize neden olur."
Author: Honoré De Balzac
19. "Iyinin de, kötünün de bize islemedigi bir durum söz konusu olabilir. O zaman, boslukta kendi kendine çalarak duygularimizi belirten, sessizlik içinde kaybolup giden ezgiler çikaran bir org sebepsiz yere coskulara tutulur, hiçbir melodi yaratmadan sesler çikarmaya baslar. Yoklugun faydasizligina baskaldiran bir ruhun içine düstügü bir çesit çeliskidir bu, müthis bir çeliski. Bilinmez bir yaradan kan bosanmasi gibi, besinsiz kalmis gücümüzün akip gittigi birtakim yorucu oyunlar."
Author: Honoré De Balzac
20. "Kimi zaman bana neden içinde her seyin iyi olacagi ütopik bir ülkeyi, bir ütopya niteliginde bir dünyayi tasarladigimi sordular. yasadigimiz günlük yasamin igrençligi göz önünde tutuldugunda, bu soruyu yanitlamak bir çeliskiye yol açabilir, çünkü bizler, günümüzde gerçekte hiçbir seye sahip degiliz. insan, ancak maddi seylerin ötesinde bir seylere sahipse zengindir. ve ben bu materyalizme, bu tüketim toplumuna, bu kapitalizme, burada cereyan eden bu korkunçluga, sirtimizdan yasamaya haklari olmayan bu insanlarin zenginlesmesine inanmiyorum. gerçekte inandigim bir sey var, ve ben buna 'bir gün gelecek' diyorum. ve özlemini çektigim sey, bir gün gelecek. evet, belki de gelmeyecek, ama ben yine de inaniyorum gelecegine. çünkü eger inanmazsam, artik yazamam."
Author: Ingeborg Bachmann
21. ".... Makanya semoga ada rejeki ya. Jadi kita bisa makan empat sehat lima sempurna tiap hari," tutur Ibuk."
Author: Iwan Setyawan
22. "You dance really well.""I took ballet lessons."She tilted her head back to search his face, certain he was joking. "You did not.""I did. Several of us on the team did. Good for coordination."Resisting the laugh that bubbled up in her throat, she said, "Somehow I can't picture you in tights and a tutu."But he did laugh. "We made sure no one with a camera got within miles of the studio."
Author: Jaci Burton
23. "Kapag punuan ang jeep at nagkataon na sinungaling ang driver sa pagsasabing "Lima pa, maluwag na maluwag pa yan", merong bagong sakay na pasahero ang bigla nalang tutuwad sa harap mo, sa pag-aakalang uusog ka, upang siya'y makaupo. Napaka awkward ng feeling, habang pinagmamasdan mo siya sa ganun posisyon pero wala ka namang magawa dahil puno na nga ang upuan. Doon mo nalaman kung anong feeling ng isang arinola."
Author: Jayson G. Benedicto
24. "Güçlü olmakla kendimin tanrisi da olurum.Kendimi benimsetirim.Güzellik sözcügü erkekler için kullanildiginda bana bir yüzün ve kimi zaman erkeksi zarifligi de ekledigim bir bedenin uyumlu niteligini belirtir.O zaman güzellik hayran olunacak, baskin,egemen hareketlere eslik eder.Çok özel ahlaksal tutumlarin bu hareketleri ortaya çikardigini düsünürüz ve böyle erdemlerin içimizdeki kültürü sayesinde, erkek sevgililerimizde dogal olarak bulunan bu gücü zavalli yüzlerimize, hasta bedenlerimize verebilecegimizi umariz.Yazik!Onlarin aslinda hiç de sahip olmadiklari bu erdemler bizim zayifligimizdir."
Author: Jean Genet
25. "Cînd esti copil, esti în centrul tuturor lucrurilor. Totul se întîmpla pentru tine. Ceilalti oameni? Sînt doar niste fantome puse la dispozitia ta ca sa le vorbesti. Dar cînd cresti, îti iei locul si îti capeti masura si forma ta proprie. Anumite lucruri pornesc de la tine spre ceilalti si îti vin tie din partea altora. E mai rau, dar e si mult mai bine asa"
Author: John Steinbeck
26. "Naglalaho sa loob ng klase ang mga hadlang na itinatayo ng politika upang hatiin ang mga lahi, natutunaw wari sa alab ng kaalaman at kabataan."
Author: José Rizal
27. "That don't look good," Kramisha said. "Not good at all." She paused and then her eyes went from me to Heath, whose attention was so focused on me I swear he didn't look like he would notice if a giant white elephant in a tutu danced around the room. "Ain't that the human kid who was down here before?"
Author: Kristin Cast
28. "Curajul nu înseamna sa ierti, iertam si asa prea mult. Si nu foloseste la nimic, s-a dovedit. Au fost asezati cei buni pe ultima treapta, în urma tuturor fiintelor omenesti. Nu-i un fleac. Sa nu uitam niciodata! Va trebui sa-i adormim într-o zi de-a binelea pe cei fericiti si în timp ce dorm, va spun, sa terminam cu ei si cu fericirea lor pentru totdeauna. A doua zi nu se va mai vorbi despre fericirea lor si vom fi liberi sa fim nefericiti si buni în acelasi timp."
Author: Louis Ferdinand Céline
29. "Buku yang bagus adalah sahabat yang baik.Ia akan berbicara dengan anda kalau anda ingin ia berbicara.Tetapi akan tutup mulut kalau anda tidak ingin ia berbicara.Sebuah perpustakaan adalah koleksi sahabat yang baik."
Author: Lyman Abbott
30. "It hit me,then,while he stared down at me with a slight frown.I was standing almost chest to chest with Alex Bainbridge in a very small space. I backed up a step and bumped into the toilet. "I should go," I said, a little shakily. "I should go home.""Right." Always polite, he let me walk out first. "Next week....Next week, we can have our tutoring session in here. We'll discuss art. Or bathroom fixtures. You can sit up there"- he pointed to the counter- "next to the Willing."Now,out of the bathroom, and a few feet away from him, I could laugh- "Okay. Before you start to think that I am obsessive and insane, there has to be something,the sight of something, that would make you go all goofy."He didn't miss a beat. "Mademoiselle Winslow in a tutu. No..." He looked a little goofy when he said, "Spider-Man versus Doctor Octopus. July 1963.""That's a comic book, right?"He sighed. "Oh,Ella." Then, "Come on. I'll drive you home.""You don't have to-""Yeah,I do."
Author: Melissa Jensen
31. "Düsünün. Idam mahkumlarini, daha sonra öldürebilmek için ölümü bekledikleri sirada canli tutuyorlar. Mahkumlari, zamani geldiginde yargilayabilmek için intihar etmesinler diye gözetim altinda tutuyorlar. Hiç anlamli degil. Birini ölüme mahkum etmek dogal ama insanlarin bunu kendilerinin yapmasi degil, öyle mi? Size ne düsündügümü söyleyeyim: Kendinizi öldürmeye çalistiginizda insanlar sinirleniyorlar; çünkü bu, onlarin sizin hayatinizi birazcik bile kontrol edebilmesini engelliyor. Hayatinizi "olmasi gerektigi gibi" degil de, kendi istediginiz gibi sonlandirmanizdan hoslanmiyorlar."
Author: Michael Thomas Ford
32. "De ce iubim femeilePentru ca le zambesc tuturor copiilor mici care trec pe langa ele. Pentru ca merg pe strada drepte, cu capul sus, cu umerii trasi inapoi si nu raspund privirii tale cand le fixezi ca un maniac. Pnetru ca-ti spun <> exact atunci cand te iubesc mai putin, ca un fel de compensatie. Pnetru ca scriu fie extrem de delicat, colectionand mici observatii si schitand subtile nuante psihologice, fie brutal si scatologic ca nu cumva sa fie suspectate de literatura feminina. Pnetru ca sunt extrordinare cititoare, pentru care se scriu trei sferturi din poezia si proza lumii. Pnetru ca din ele-am iesit si-n ele ne-ntoarcem, si mintea noastra se roteste ca o planeta greoaie, mereu si mereu, numai in jurul lor."
Author: Mircea Cărtărescu
33. "Bana gül göndermis."Hattin diger ucundan, hayal kirikligini belirten bir hirlama geldi. "Hayatim, nadiren randevuya gittigini biliyorum ama o seyleri sokak köselerinde bes papele satiyorlar.""Kristalden yapilmis." Elena konusurken, kristal gülün isiltilarindan gözünü alamiyordu. "Ay, olamaz.""Ne olamaz?"Elena agzi açik bir halde en yakin çekmeceye uzanip fazla hafif oldugu için nadiren kullandigi ince keskiyi aldi ve gülün sapindaki bir bölgeyi hafifçe kazimaya çalisti. Biçak islemiyordu. Sonra biçagi tersine sürttü ama bu kez gül "Çizilmelere dayanikli"biçki çizdi. "Ay olamaz.""Ellie, neler olup bittigini hemen anlatmazsan yemin ederim seni esek sudan gelene kadar döverim. Ne oluyor? Kan emen mutant bir gülmüymüs.?Elena kahkahasini tutup elindeki tarif edilmez güzellikteki seye bakti. "Kristal degilmis.""Kübik zirkon mu? diye sordu Sara kuru kuru. "Ay, dur bir dakika, yoksa plastik mi?""Elmas."Ölüm sessizligi." sy 111"
Author: Nalini Singh
34. "Reconciliation means that those who have been on the underside of history must see that there is a qualitative difference between repression and freedom. And for them, freedom translates into having a supply of clean water, having electricity on tap; being able to live in a decent home and have a good job; to be able to send your children to school and to have accessible health care. I mean, what's the point of having made this transition if the quality of life of these people is not enhanced and improved? If not, the vote is useless.'-archbishop Desmond Tutu, chair of South Africa's Truth and Reconciliation Committee, 2001"
Author: Naomi Klein
35. "Situatia de srestin e tot una cu statutul de aristocrat. De ce?Pentru ca isi are temeiul in cele mai ,senoriale' insusiri:libertatea si increderea. Ce este nobilul si feudalul?Mai presus de toate orice om liber. Ce inseamna credinta?Incredere in Domnul, desi lumea e rea, in ciuda nedreptatii, in pofida josniciei, cu toate ca de pretutindeni nu vin decat semnale negative."
Author: Nicolae Steinhardt
36. "Kapidan çikarlarken üstlerine semsiye tutuluyordu; zaten arabaya kadar iki adimlik bir yoldu. Bu nedenle ince pabuçlar giyebiliyorlardi. Nedense bizim ince pabuçlarimiz, hemen nasir yapiyordu ayaklarimizda; üstelik bulutlarin yagmuruna ve sokaklarin tozuna dayanmiyordu. Bizler, birer zengin karikatürü gibi dolasiyorduk ortalarda. ( Onlar görünmeden dolasiyorlardi.) Ayakkabilardan nasirlarimiz, gömleklerden killarimiz, daracik pantalonlarimizdan mendillerimiz ve paralarimiz ve cep defterlerimiz firliyordu. Ayakkabilarimizin burnu taslara takiliyordu. Onlar, kapidan arabaya, arabadan kapiya, rihtimdan motora bir rüya gibi kayarak gidiyorlardi. Sanki bir tünelin içinde, bize görünmeden dolasiyorlardi."
Author: Oğuz Atay
37. "Ben öyle yerlere varmistim ki hayalimde bu ayrilmayi bir ihanet saydim gücendim. Hayir benimle basa çikilmaz beni birak Günseli. Herkes için öyle hayaller kurdum ki senin için de bir kurmaya baslarsam...Bak Günseli düsün beni tanidigin kadariyla seviyorsun, bir bilsen bilmediklerinin yaninda bildiklerin ne kadar az yer tutuyor. Belki ben öyle esasli bir adamim ki, her seyimi bilsen askin da korkunç olacak ben dayanamayacagim.Sonra birden suratini asardi. Bunlarin dogru olmadigini içimde bir yerde biliyorum. Belki tanidikça benden uzaklasacaksin. Belki ben, tanidigin kadar bir seyim. Geride bir sey yoktur ben de kurcalamak istemiyorum altindan bir yokluk, bir hiçlik çikarsa, sen belki dayanirsin buna, fakat ben dayanamam, yasayamam.Müsaade edin bana hayattan ayriliyorum, kendi istegimle ayriliyorum."
Author: Oğuz Atay
38. "Inanarak dinlememizi güçlestiriyorlar. Insan her sözü kuskuyla karsiliyor artik. Gerçekle düs birbirine karisiyor; yalanin nerede bittigini anlayamiyoruz. Tutunacak bir dalimiz kalmiyor. Tutunamiyoruz."
Author: Oğuz Atay
39. "Bir insan bunca yil bekleyerek ve ruhunda hiçbir sey degismeden yasamaya devam edemez, diye düsündüm. Birkaç adim ötede seninle hiç degismemis olarak karsilasmak - bu bana o anda, uzaklardayken tutundugum ve simdi, tam da gerçeklesecekken, yikilan umarsiz bir yanilsama gibi geldi."
Author: Pascal Mercier
40. "Jangan memaksa orang mendengarkan anda, sebab kalau orang tidak mau mendengarkan anda, lebih baik tutup mulut."
Author: Philip Dormer Stanhope
41. "Seluruh halaman ditutup dengan pagar bambu anyaman tinggi, tak dapat dilihat dari jalanan. Apa sebab dipagar rapat tinggi? Agar orang tak tahu apa yang sedang terjadi di dalam."
Author: Pramoedya Ananta Toer
42. "Oricât de mult am vrea sa credem altcumva, iubirea universala si bunastarea tuturor speciilor laolalta sunt, din punct de vedere evolutionist, concepte fara sens."
Author: Richard Dawkins
43. "Me quota ang pag-ibig. Sa bawat limang umiibig, isa lang ang magiging maligaya. Ang iba, iibig sa di sila iniibig. Iibig nang di natututo. O iibig sa wala. O di iibig kailanman."
Author: Ricky Lee
44. "Maria puder son birkaç dakika zarfinda biraz sükunetini kaybetmise benziyordu. bunu tespit edince memnun oldum: onun hiç sarsilmadan gittigini görmek, beni herhalde pek üzecekti. mütemadiyen elimi tutup birakiyor:"ne manasiz sey?.. ne diye gidiyorsun sanki?" diye söyleniyordu."asil sen gidiyorsun , ben daha burdayim!" dedim.bu sözümü fark etmemis göründü. kolumdan tuttu."raif... simdi ben gidiyorum!" dedi."evet... biliyorum!"trenin hareket saati gelmisti. bir memur vagon kapisini örtüyordu. maria puder merdiven basamagina atladi, sonra bana egilerek, yavas bir sesle, fakat tane tane:"simdi ben gidiyorum. fakat ne zaman çagirsan gelirim..." dedi.evvela ne demek istedigini anlamadim. o da bir an durdu ve ilave etti:"nereye çagirsan gelirim!"
Author: Sabahattin Ali
45. "Hayir, böylesine aci çekme gücünü kendinden almiyor o. Bu güç ona disaridan geliyor...Su bulvardan. Kolundan tutup isiga, insanlarin arasina, pespembe sokaklara götürmeli onu. Orada böyle aci çekilmez, yumusayiverir, güven dolu halini bulur ve her zamanki acilarinin düzeyine iner."
Author: Sartre Jean Paul
46. "Saat Tuhan menutup satu pintu, Tuhan membuka pintu yang lain. Kamu mungkin nggak pernah tahu karena terlalu sibuk mengurusi hidup yang sudah tertutup itu."
Author: Sefryana Khairil
47. "Biyoloji tarafindan destekelnen kuramsal kabuller temelinde, organik hayati cansiz duruma geri döndürme görevi verilen bir ‘ölüm güdüsü' varsayimi ileri sürmüstük, öte yandan Eros; hayati, parçaciklara bölünmüs canli maddeyi karmasiklastirmak ve durmaksizin bir araya getirmek, bu arada, tabii ki onu korumak hedefine yönelir. Her iki güdü de yasamin ortaya çikmasiyla bozulmus bir durumun yeniden olusturulmasina çalisirken, kelimenin en dar anlamiyla tutucu davranirlar. O halde yasamin ortaya çikisi, yasamayi sürdürmenin ve ayni zamanda ölüme yönelen çabanin sebebi olmaktaydi; yasamin kendisi de bu iki çaba arasindaki mücadele ve uzlasma idi. Böylece yasamin kökenine iliskin soru kozmolojik bir soru olarak kalirken, hayatin hedefi ve amaci sorunu ikili bir sekilde yanitlanmis oluyor."Sigmund Freud, ‘Ben ve O', sayfa 72"
Author: Sigmund Freud
48. "Sadece bilim adamlarinin yanildigini biliyordum.Dünya düzdü.Biliyordum çünkü tam kenarindan asagiya firlatilmistim ve 17 yildir tutunmaya çalisiyordum."
Author: Tahereh Mafi
49. "Bagi yang sayang dan menyokong, sumbangan biasa dan sederhana tokoh tersebut akan ditiup ke langit; kelemahan sebesar gunung akan cuba ditutup walau dengan sehelai benang. Bagi yang benci dan menentang tokoh berkenaan pula, sumbangan sebesar gunung akan cuba ditutup, dan kekurangannya - sebagai manusia biasa - akan diperbesarkan; kedua-dua kejahatan ini biasanya dilaksanakan dengan meniup kepolan asap-asap fitnah tentang diri dan keluarga tokoh berkenaan, dan dengan memberikan tempat kepada suara-suara yang berlawanan dengan suara tokoh tersebut."
Author: Wan Mohd Nor Wan Daud
50. "Bütün çaglarin trajedisi bu. Ku-ya-ra; 'Kumda yatma rahatligi.' A-da-ko: 'Agaç dali kompleksi.' Simdi kumda yattigim için kuyara diyorum. Daha da genisletilebilir. Kuyara, alisilmis tatlarin sürüp gitmesindeki rahatliktir. Düsünmeden uyuyuvermek. Biteviye geçen günlerin kolayligi. Ya adako? Agaç dalindaki, gövdeden ayrilma egilimini fark ettin mi bilmem? Hep öteye öteye uzar. Gövdenin topraga kök salmis rahatligindan bir kaçistir bu. Özgürlüge susamisliktir. Buna ben 'agaç dali kompleksi' diyorum. Genç hastaligidir. Çogunlukla kuyara disidir. Adako erkek. Pek seyrek cins degistirdikleri de olur. Agaç dali kompleksine tutulmus kisi tedirgindir. Insanlarin agaç dallarini budayip gövdeye yaklastirdiklari gibi, yakinlari onun içindeki bu Adako'yu da budarlar. Onu gövdeden ayirmamak için ellerinden geleni yaparlar. Kimi insana ne yapilsa yarari olmaz. Asi daldir o. Ayrilir. Balta islemez ona."
Author: Yusuf Atılgan

Tutu Quotes Pictures

Quotes About Tutu
Quotes About Tutu
Quotes About Tutu

Today's Quote

I listened to a lot of bands that were happening at the time, but no one in particular."
Author: Caroline Corr

Famous Authors

Popular Topics