Top Akl Quotes

Browse top 520 famous quotes and sayings about Akl by most favorite authors.

Favorite Akl Quotes

1. "I stabbed him," Flit said weakly, clutching at the tattered remains of Talon's shirt. "With pens," Talon agreed. "Is he dead?" Flit's eyes were huge, the pupils blown black, only a sliver of color showing around the edges. He was probably going into shock."I don't think so," Talon said. "It's pretty hard to die by pen."
Author: Aggy Bird
2. "Annemi üzdümBöylece hep bana tirenler çarpsinÇirkin oldugum için aynaya bakmazsam;güzelim.Aklima yeni fikirler boca oluncaBazen çok terliyorum, bazen ise kan!Yahya Kemal Madrid'teyken…- yeni ögrendim-Maalesef seni çok özlüyorum ben!…"
Author: Ah Muhsin Ünlü
3. "Bu sehir ardindan gelecek senin, ayni sokaklarda dolasacaksin, ayni mahallelerde ihtiyarlasacaksin, ayni evlerde kir düsecek saçlarina, bu sehirdir gidip gidecegin, baska bir yer umma."
Author: Ahmet Ümit
4. "When they made loveGeryon liked to touch in slow succession each of the bones of Herakles' backas it arched away from him into who knows what dark dream of its own, running both hands all the way downfrom the base of the neckto the end of the spine which he can cause to shiver like a root in the rain."
Author: Anne Carson
5. "Antropologlar, yasam biçimlerimizin, inandigimiz degerlerin, mümkün olan yegâne yasam biçimleri ve degerler olmadigini; baska yasam tarzlarinin, baska deger sistemlerinin de insan topluluklarinin mutluluga ulasmasina imkân vermis oldugunu ve hâlâ da vermeye devam ettigini kanitlamaya çalisirlar. Dolayisiyla antropoloji, böbürlenmelerimize gem vurmaya, baska yasam tarzlarina saygi duymaya, bizi sasirtan, soke eden ya da tiksindiren baska usulleri ögrenmek suretiyle kendimizi sorgulamaya çagirir bizleri....Antropologun kendine özgü kültürler arasindaki farklara gösterdigi dikkat ve duydugu saygi, yaklasiminin özünü olusturur."
Author: Claude Lévi Strauss
6. "U tim sjecanjima nastoji da ne preobražava cinjenice u svoju korist, iako shvata da je u ljubavi to najteže, možda i nemoguce; ljubav, to odavno zna, hrani se lažima, ponekad uspješnije no istinama. A ishod tih preživljavanja i obuzetosti ipak je isti: i s tugom i s ozarenošcu uvida kako nema prava da joj išta zameri, a najmanje da se oseca uvredenim. Takva zakljucivanja ne sadrže ni spokojstvo ni nadu. Naprotiv, iz njih se taloži ono najteže nespokojstvo koje zaljubljenima ne pruža izgovor za bilo kakvu osvetu zbog neuzvracene ljubavi, te ceste sklonosti i velikodušnih ljudi."
Author: Dobrica Cosic
7. "Ko li ce goreti u Paklu?Oni što prodaju, oni što kupuju, ili oni što to gledaju a cute? Uh, davo ce raditi u tri smene kadmu naide naša generacija... Još malo pa nestalo...Na Velikom Balkanskom Vašaru trguje se robusno, bez cenjkanja, nacinom koji je još AtilaHun doveo do perfekcije, ali mnogi nisu tu samo iz koristi...O, nikako...Mnogi su tu iz cistog zadovoljstva...Ovo je narod Nebeskih Ratnika, Granicara Hrišcanstva, narod vojnicki toliko superioran, dapar poslednjih ratova vodi sam protiv sebe, u nedostatku dostojnih protivnika...Pa slušaj, pedeset godina apstinencije teško je palo?Zardali oklopi vitezova poraženih na Kosovu Polju žestoko su ulubljeni od silnog busanja ugrudi..."
Author: Ðorde Balaševic
8. "As he dropped the last grisly fragment of the dismembered and mutilated body into the small vat of nitric acid that was to devour every trace of the horrid evidence which might easily send him to the gallows, the man sank weakly into a chair and throwing his body forward upon his great, teak desk buried his face in his arms, breaking into dry, moaning sobs."
Author: Edgar Rice Burroughs
9. "Bazen... böyle birdenbire yaralaniveririz. Ama her yara iyilesir. Eninde sonunda kabuk baglar, üstünü kapatir. Gözlerden saklanir. Çünkü hiçbir yara görülmek istemez. Yeter ki bu yara gözbebeklerine çikmasin. Çünkü eger gözbebeklerin yaralanirsa, bir daha asla ayni gözle bakamazsin dünyaya. Baktigin her seyin kötü yanini görmeye baslarsin. Sakli kalmis pislikler bile kaçmaz gözlerinden. Öteki insanlar da hisseder artik ayni seyleri görmedigini ve artik onlari sevmedigini. Rahatsiz olurlar. Onlar da bir daha ayni gözle bakamaz sana. Bu yüzden kimse seni yakininda görmek istemez. Resim ayni resimdir aslinda, degisen senin gözlerindir. Eger sen çikarsan resimden, her sey eskisi gibi kalir, herkes rahat eder. Sahsen bence en iyisi, gitmektir böyle durumlarda. Üstüne üstüne gitmek. Inadina!"
Author: Elif Shafak
10. "Müsaadenle bir hikâye anlatayim?" dedi Sems. Ve iste sunu nakletti. Vaktiyle biri Farisi, biri Arap, biri Türk, biri Rum dört ortak varmis. Ellerine geçen parayla ne yapacaklarina karar verememisler. Farisi, "Haydi, 'engür' alalim" demis; Arap'sa "O da ne öyle, istemem; 'ineb' alalim" demis; Türk'se tutturmus "Üzüm de üzüm" diye; bu arada Rum kararliymis, "Geçin hepsini, 'ingabil' alacagiz" demis. Çok geçmemis, kafadarlar kavgaya tutusmus. Nihayet dördünün de ayni seyi istediklerini anlamislar. Ama bu sefer yeni bir tartisma çikmis aralarinda. Her biri kendi üzümünü begenirmis. Biri kara, biri yesil, biri sari, biri mor üzüm salkimi tasirmis. Hepsi kendi üzümünü yere göge koyamazmis. Neyse ki oradan gönüllere tercüman bir Sufi geçiyormus. Kavga ettiklerini duyunca dört saticidan birer salkim üzüm almis, bir kaba koyup üzümleri ezmis. Üzümün suyunu çikarip kabugunu atmis. Çünkü aslolan meyvenin özüymüs, posasi degil."
Author: Elif Shafak
11. "Anlamiyorlar beni, bu kulaklara göre agiz degilim ben."
Author: Friedrich Nietzsche
12. "Dogustan bir yetenegin varsa ya da dogustan iyilige egilimin varsa... Sonunda aklini kaçiriyorsun."
Author: Gregory Maguire
13. "Inceldiginde, çesitli sebeplerle delindigi de olur uykunun. Ne bileyim, bazen zihnimizdeki sivri uçlu bir hatira deler onu; bazen henüz hazmedemedigimiz bir sözün acisi, bazen kolu bacagi aklimizin disinda kalan bir düsünce yahut bir duygu, bazen de etrafimizda olup biten, bizim fark edemedigimiz meçhul bir sey deler. Iste o vakit delinen yerden içerisi görünmez ama disarisi görünür. Hakikat oradan gerçekte oldugu gibi görünmez tabii; uykunun sisi yüzünden, kendisinin biraz berisinde yahut gerisinde görünür."
Author: Hasan Ali Toptas
14. "Meskipun dunia penuh dengan penderitaan, dunia juga penuh dengan perjuangan untuk menaklukkan penderitaan itu."
Author: Helen Keller
15. "A szüloi lét és a modern genetika nagy közhelye, hogy a szüloknek alig van befolyásuk gyermekeik jellemére, vagy nincs is. Sosem tudhatja az ember, kivé lesznek. Lehetoségek, egészség, jövobeni kilátások, beszédmodor, illemtudás- ezek alakítására lehet módjuk a szüloknek. De hogy miféle ember él majd velük egy fedél alatt, az azon múlik, melyik spermium talál rá melyik petesejtre, két pakli kártyából mely kártyákra esik a választás, hogyan lesznek megkeverve, megemelve és összepárosítva az új kombináció pillanatában. Jó kedélyu vagy neorotikus, nagylelku vagy mohó, kíváncsi vagy unalmas, közlékeny vagy félénk, vagy bármi egyéb a ketto között;"
Author: Ian McEwan
16. "Bir gün gelecek, insanlar savanlari ve bozkirlari yeniden kesfedecekler, uçsuz bucaksiza açilip köleliklerine bir son verecekler, hayvanlar yükseklerdeki günesin altinda insanlara, artik özgür olan insanlara yaklasacaklar, ve dev kaplumbagalar, filler, bizonlar birlik içersinde yasayacaklar, ormanlarin ve çöllerin krallari, özgürlüklerine kavusmus insanlarla birlesecekler, ayni kaynaktan su içecekler, arinmis havayi soluyacaklar, birbirlerini parçalamayacaklar, bu, baslangiç olacak; bütün bir yasamin baslangici…"
Author: Ingeborg Bachmann
17. "Her sey kafamin içinde birbirine karismisti. Dünyanin yönetimini ele aldik mi, çünkü bir gün bakarsin bizler yönetiriz dünyayi, biz fazlasiyla yetersizler, o zaman fazlasiyla yetersiz olalim istemezdim, bizimle bu dünyada yer alacaklarin da, bu tig örgü masa örtülerinin, likörlerin, sagda solda duran bu hirpalanmis agaçlarin, evlerdeki bu kokunun, bir kavsagi bir kavsaga güçlükle baglayan bu caddelerin, bu kötü kâgit kokan hastalik raporlarinin, bu resmî okullarin ve KENDILERIYLE ESIT OLDUGUMUZ DÜSÜNCESINI UYANDIRMAK IÇIN YUKARIDAKILERIN BIZLERI BUYUR ETTIKLERI TUVALETLERIN."
Author: Ingeborg Bachmann
18. "Mrs. Brown: Sesin bugüne kadar hayatimda duydugum en güzel ses, Antonio. Benim sesim ise kasvetli ve boguk. Pek çok tonunu artik yitirmis. Bir defa da benim için sarki söyler misin, Antonio?Antonio: Evet, Mrs. Brown.Mrs. Brown: O zaman sunu da sormak istiyorum sana: Gece aglari atmak üzere denize açildiginda, teknen de bana da bir yer var mi?Antonio: Evet, Mrs. Brown.Mrs. Brown: Ama henüz çok geç sayilmaz, degil mi, Antonio? Biz geri gelirken rüzgâr döner mi dersin? Barda, herkesin gözleri önünde bütün kadehleri kiracagima, kirilan kadehlerin ses çikaracagina ve sonra sana dönecegime inaniyor musun?Antonio: Evet, Mrs. Brown.Mrs. Brown: Çiplak ayaklarim yanacak mi? Yüzümü senin gömlegine, tuza, baliklarin pullarina gömdügümde gözyaslarim akacak mi? Gözyaslarim akarken dans edebilecek miyim?Antonio: Evet, Mrs. Brown.Mrs. Brown: Peki sarki söyleyebilecek miyim? Yeniden sarki söyleyip eski sesimle konusabilecegim, degil mi Antonio?Antonio: Hayir, Mrs. Brown!Hayir, Mrs. Brown!"
Author: Ingeborg Bachmann
19. "Jika seseorang pemuda jatuh cinta kepada seorang gadis, maka janganlah dia merosakkan hati si gadis dengan berterus terang kepadanya. sebaliknya, isi hati itu hendaklah diluahkan kepada ibu ayah atau wali si gadis itu. pilihlah jalan pernikahan, bukankah itu yang Allah redha?- Falsafah cinta Nurul Nasuha Haji Norman, : muka surat 81"
Author: Iqbal Syarie
20. "Jis keistas mišrunas- protingas, bet aklas, nuoširdus, bet per daug suktas"
Author: Irvin D. Yalom
21. "Belki de konformizm kavraminin Yahudileri çok kisitlamis olmasindandir; kendilerinin disindaki kaynaklardan gelen zulüm bir halki öylesine kaynastirir ki bir tek bireyi bile bunu kirip çikamaz."
Author: Irvin D. Yalom
22. "… for it is very probable, that the motion of gravity worketh weakly, both far from the earth, and also within the earth: the former because the appetite of union of dense bodies with the earth, in respect of the distance, is more dull: the latter, because the body hath in part attained its nature when it is some depth in the earth.{Foreshadowing Isaac Newton's Universal Law of Gravitation (1687)}"
Author: Isaac Newton
23. "Yalinayakti,eteginin içine soktugu yarim kollu gömlegini giymisti.Gömlegin altindan dipdiri memeleri belli oluyordu.Genis kesilmis yakasindan omuzlari ve boynu görünüyordu.Sari esarpla bagli basindan, hem çocuksu hem de kadinsi çiplak ayaklarina kadar herseyi öyle güzeldi ki onu simdiye kadar hep süslenmis gören Mitya bu yalin güzellik karsisinda hayranlik duymaktan kendini alamadi.(Mitya'nin Aski Öyküsünden)"
Author: Ivan Bunin
24. "A gyerekek rengeteg örömmel járnak, meg minden, ahogy mondani szokták, de nagy szívfájdalommal is, folyton-folyvást, és attól tartok, ez akkor sincs másképp, ha felnonek; de ezt már nem szokták mondani. Látjuk, hogy bizonytalanok valamiben, és ez fáj. Látjuk bennük a jó szándékot, hogy segíteni akarnak, és ki akarják venni a részüket valamibol, de nem tehetik, és ez is fáj. Fáj a derujük, az egyszeru kis tréfáik és az átlátszó hazugságaik, a csalódásaik és az illúzióik, a reményeik és az apró baklövéseik, az ártatlanságuk, az értetlenségük, a tiszta, logikus kérdéseik, sot még az esetleges rossz gondolataik is. Fáj, ha belegondolunk, mennyit kell még tanulniuk, hogy milyen hosszú út áll még elottük, amit senki nem taposhat ki helyettük, még ha évszázadok óta ezt tesszük is, mert értelmetlennek véljük, hogy mindenkinek a nulláról kelljen kezdenie. Ugyan mi értelme mindenkinek ugyanazokon a kellemetlenségeken és felismeréseken átesnie, örökkön-örökké?"
Author: Javier Marías
25. "Daemon gergin bir sekilde güldü. "Ne düsündügünü görebiliyorum. Aklini okuyabildigimden falan degil, yüzünden okunuyor. Tehlikeli oldugumu düsünüyorsun."Bir de öküz ve seksi oldugunu düsünüyordum ama bunu kabul etmiyordum. Uzayli bir yasam formu mu? Basimi iki yana salladim. "Delilik bu ama senden korkmuyorum."
Author: Jennifer L. Armentrout
26. "Kljuc Solomonov uvek pomazekad polupaklen se izrod pokaze."
Author: Johann Wolfgang Von Goethe
27. "Hakikatleri örten bir perdedir karanlik. Onun sakli dünyasina tek taniklik edense pesinden ayrilmayan gölgesidir."
Author: Karen Chance
28. "He glanced up as I entered, and for a moment, looked almost surprised."Mr. Swift!""Ta-da!" I exclaimed weakly."You're still...""Still not dead. That's me. It's my big party trick, still not being dead, gets them every time."
Author: Kate Griffin
29. "Insan ruhuna inanmam. Hiç inanmadim. Insanlarin elbise sandigina benzedigine inanirim - içine belli seyler tikilmis, yola çikartilmis, ortaliga savrulup atilmis, firlatilmis, saçilmis, yitirilmis, bulunmus, ansizin yarisi bosaltilmis, ya da simdiye kadar olmadiginca tepeleme doldurulup sisirilmis, taa en sonunda En Son Görevli onlari kollarindan tuttugu gibi En Son Trene savuruncaya ve onlar takir takir uzaklasincaya kadar..."
Author: Katherine Mansfield
30. "Yasaminda bir amaç bul ve ona göre yasa, derler. Ama bazen, ancak yasayip bitirdikten sonra yasaminin bir amaci oldugunu fark edersin, bu da genellikle hiç aklinda olmayan bir amaçtir."
Author: Khaled Hosseini
31. "In L.A., like, there's a lot of, like, materialism, and, you know, people who think they're better than each other because of the clothes they wear or how they dress, and in Oakland, it's not like that."
Author: Kreayshawn
32. "So many will try to destroy me. So many, over and over, coming in periods of greatness. But in this period, I cannot be broken: GAGAKLEIN."
Author: Lady Gaga
33. "Levin evleneli üç ay oluyordu. Mutluydu. Ama onun bekledigi mutluluk degildi bu. Adimbasi, eski hayallerinin kirildigini hissediyor; yeni beklenmedik hayal kirikliklariyla karsilasiyordu. Mutluydu, ama aile yasaminin içine girince her an, hayal ettigi seyin bu olmadigini hissediyordu. Sikça, durgun bir gölde küçücük bir kayigin düzgün, mutlu gidisini seyreden bir insanin, bu kayiga kendi bindigi anda hissedeceklerini hissediyordu. Bu kayikta yolculugun yalnizca sakin sakin, sallanmadan oturmak demek olmadigini, kayigin nereye gidecegini aklindan bir an çikarmamanin, durmadan düsünmenin, kafa yormanin; altinda suyun oldugunu, kürek çekmek zorunda oldugunu unutmamasinin, alisik olmadigi için avuç içleri acisa bile kürek çekmesinin gerektigini, bunu seyretmenin hos bir sey oldugunu, ama yapmanin, hos olsa bile, çok güç oldugunu görüyordu.iletisim yayinlari, sayfa:476."
Author: Leo Tolstoy
34. "Ništa ne mogu uciniti, ali mislim. Toliko mogu. Mucicu se mišlju o dobrom covjeku koji u tvrdavi ceka smrt. Mislicu i zaboraviti. Kao i tolike druge stvari. Polako postajem smetlište istruljelih jada, žaljenja, stida, mrtvih zakletvi, poniženog ponosa, i sav taj smrad nazivacu iskustvom. Vec osjecam kako zaudara, još osjecam, poslije ce mi biti svejedno."
Author: Meša Selimović
35. "Their eyes meet and her heart starts flopping around weakly, like a bunny in a Ziploc bag. He grins and waves."
Author: Neal Stephenson
36. "...belki de akil hastasidir aklimizi korumak hiç etkilenmemek gerekir saglam insan yolda sagina soluna bakmadan dosdogru yürüyen adamdir..."
Author: Oğuz Atay
37. "U mašti mi je sve zanimljivo, atraktivno i stvarno. Poceo sam da od celog ovog poznatog sveta stvaram jedan novi. Da bih mogao dobro da pišem, treba da mi je dobrano dosadno; da bi mi bilo dobrano dosadno, treba da udem u život. Taman kad se nalazim u toj gunguli, kancelarijama, telefonskim razgovorima, ljubavnoj vezi, prijateljstvu, suncanoj obali ili sahrani na kiši, dakle kad samo što ne stupim u samu srž zbivanja, odjednom osetim da sam po strani. Pocnem da maštam. Ako ste pesimista, možete pomisliti da se dosadujete. U oba slucaja neki unutrašnji glas vam govoru : "Vrati se u sobu i sedi za sto."
Author: Orhan Pamuk
38. "Iyi etki diye bir sey yoktur, Mr. Gray. Tüm etkiler ahlaka aykiridir. Evet, bilim açisindan da ahlaka aykiridir. Neden mi? Çünkü etki altinda kalan kisi, kendi düsüncelerini kullanmaz, kendi tutkularinin pesine takilmaz olur. Yasamin amaci benligin gelistirilmesidir. Kisinin kendi özünü bütünüyle gerçeklestirmesidir. Bunun için buradayiz. Bir insan, hayatini tam ve bütün olarak yasamalidir. Her duygusuna biçim vermeli, her düsüncesini ifade etmeli ve her rüyasini gerçeklestirmelidir. Bizi çeken seylerden kurtulmanin tek bir yolu vardir ve bu da onlara teslim olmaktir. Direnirsek, ruhumuz kendine yasakladigi seylerin özlemiyle hastalanir. Bastirdigimiz her dürtü zihnimizde kuluçkaya yatar ve bizi zehirler. Ruhu yalnizca duygular iyilestirebilir, ayni duygulari da yalnizca ruhun iyilestirebilecegi gibi."
Author: Oscar Wilde
39. "Pogledaj taj svijet tamo vani,Bože,moj Bože,pogledaj ga tamo vani,izvan mene,vani onkraj moga lica!Jedini nacin da ga stvarno dodirneš jest da ga staviš ondje gdje ce on konacno postati ja,ondje u moj krvotok,odakle ce kolati tisucu,deset tisuca puta dnevno.Cvrsto cu ga šcepati da mi nikada ne utekne.Cvrsto cu šcepati svijet jednoga dana.Vec mi je jedan prst na njemu."
Author: Ray Bradbury
40. "Zehra, artik kendini zaptedemedi.-Baba...Benim zavalli babam... diye feryat etti.Yüzünü yere kapadi, gözlerinden sel gibi yaslar akarak bir ibadet istigraki içinde babasinin ayaklarini öptü:-Baba... Zavalli babam... Affet beni..."
Author: Reşat Nuri Güntekin
41. "What he felt during his Spanish encounter with left-wing anti-Christianity was similar to his reactions to the anti-Christianity of the right. The "novelty and shock of the Nazis", Auden wrote, and the blitheness with which Hitler's acolytes dismissed Christianity "on the grounds that to love one's neighbor as oneself was a command fit only for effeminate weaklings", pushed him inexorably toward unavoidable questions. "If, as I am convinced, the Nazis are wrong and we are right, what is it that validates our values and invalidates theirs?" The answer to this question, he wrote later, was part of what "brought me back to the church."
Author: Ross Douthat
42. "Su karsiki sandali görüyor musun? Bakin sahile yaklasiyor. Onu yürüten sey nedir? Kürekleri degil mi? Ya su uçan martilar! Kanatlari yolunsa artik uçabilir mi? Düsünce de böyledir. Dört duvar arasina kapatilmak istenirse kanatsiz kus, küreksiz sandal oluverir ve bütün manasini kaybeder."
Author: Sait Faik Abasıyanık
43. "Hayir, böylesine aci çekme gücünü kendinden almiyor o. Bu güç ona disaridan geliyor...Su bulvardan. Kolundan tutup isiga, insanlarin arasina, pespembe sokaklara götürmeli onu. Orada böyle aci çekilmez, yumusayiverir, güven dolu halini bulur ve her zamanki acilarinin düzeyine iner."
Author: Sartre Jean Paul
44. "Sesaat lapar menjadi rinduseribu tahun pesonanya menyusupke danau kasihsesaat dahaga menakluk cintaseribu tahun arusnya mengalirdi lubuk rahsia."
Author: Shamsudin Othman
45. "And so, there in the penitentiary, Juan's education began. He didn't want to be a puto weakling, so he worked hard at learning to read. His earthly body was locked up, but his mind was set free as a young eagle soaring through the heavens."
Author: Victor Villaseñor
46. "Bütün bu yüzyillar boyunca kadinlar, erkegi oldugundan iki kat büyük gösteren bir ayna görevi gördüler, büyülü bir aynaydi bu ve müthis bir yansitma gücü vardi. Böyle bir güç olmasaydi dünya hâlâ bataklik ve balta girmemis ormanlardan ibaret olurdu. Savaslarda zafer kazanildigi duyulmazdi... Çar ve Kayzer ne taç giyerler, ne de tahttan inerlerdi. Uygar toplumlarda hangi ise yararlarsa yarasinlar, bütün siddet ya da kahramanlik eylemlerinde aynalar gereklidir. Iste bu yüzden Napoléon da Mussolini de kadinlarin erkeklerden asagi oldugunda bu kadar israrcidirlar, eger onlar asagida olmasalardi kendileri büyüyemezlerdi."
Author: Virginia Woolf
47. "...bazi günler, bazi görüntüler, usul usul getirirdi onu aklina, o eski burukluktan uzak; insanlari sevmenin ödülüydü bu belki..."
Author: Virginia Woolf
48. "Ledakan ilmu yang dikatakan berlaku masa kini sebenarnya lebih tepat disifatkan sebagai ledakan maklumat kerana dalam banyak hal maklumat yang pelbagai dan kadang-kadang saling bertentangan itu bukan sahaja tidak bermakna, malah lebih banyak menimbulkan kekeliruan. Maklumat yang tidak benar, walaupun mungkin bermakna besar kepada pemiliknya bukanlah ilmu, tetapi sekadar perasaan (dugaan), syak, atau zan. Perasaan (atau dugaan), syak dan zan atau gejala lain yang anti-ilmu akan hancur jika ditentangi oleh ilmu."
Author: Wan Mohd Nor Wan Daud
49. "Penekanan kepada ilmu sebagai satu kuasa (knowledge is power) membuat pemimpin dan pentadbir merancang dan melaksanakan dasar yang boleh mengembangkan ilmu, dan sekali gus mendapat kekuatan baru dalam hal tersebut. Kuasa Barat yang menjajah negara lain semuanya meletakkan peranan besar ilmu terutama dari segi memahami bahasa, pemikiran, budaya dan tradisi jajahan takluknya. Penekanan ini telah berjalan dengan teratur dengan gigih sehinggalah menimbulkan bidang pengajian baru, yang mengenai dunia Asia-Afrika disebut "Orientalisme"."
Author: Wan Mohd Nor Wan Daud
50. "Ibaratnya, sejarah adalah orang tua yang mulia, bijak, berpengalaman dan memiliki ingatan kuat yang tidak pernah gentar kecuali terhadap ‘pemiliknya', Yang Maha Tinggi dan Perkasa. Ia selalu mengungkapkan fakta kebenaran dan tidak takut menghadapi celaan apa pun meski banyak pihak yang berupaya memanipulasi atau mengaburkannya dengan berbagai macam cara. Sejarah tidak akan pernah takluk kepada mereka, tidak akan pernah bergeming dari posisinya, dan tidak akan pernah berdusta, sebab ia pasti akan mengungkapkan segala kebeanran dari pihak mana pun."
Author: Yusri Abdul Ghani Abdullah

Akl Quotes Pictures

Quotes About Akl
Quotes About Akl
Quotes About Akl

Today's Quote

Their term project consists of a fieldwork collection of folklore that they create by interviewing family members, friends, or anyone they can manage to persuade to serve as an informant."
Author: Alan Dundes

Famous Authors

Popular Topics